Bu "yeryüzü tanrıları" açıkça söylenmese bile tek-tanrıcılık üzerine kuruludur ve yabancı hükümdar ve beylere tımar ve vasal bağlılığını mümkün olduğunca ortadan kaldırır. Bir devletin kulu başka tanrılara da kulluk etmemelidir. Gücünü kendinden alan kadir-i mutlak Tanrı yerine kadir-i mutlak hükümran geçmiştir. Elindeki yaptırım gücünün aracı emirdir. Savaşta ve barışta bir kişiye ya da bir gruba ya da "tüm kullar"a olsun emir verebiliyor olmak hükümranlığa işaret eder. Tüm kullara verilmiş emrin adı "yasa"dır. Bu açıdan yasa gerçekten de dünyevileştirilmiş teolojik bir malzemedir. Yasa, bilinmeyen sayıda hal için tanrısal eylemin prototipi olarak yüce mertebeden belirlenmiş soyut bir kuraldır (normdur). Modern devlet öğretisinin başlangıcında merkezi konuma geçen yasa, teolojik kökenindeki en yüce güç ve en yüce bilgeliğin belirlediği düzen olmanın atmosferini de beraberinde getirmiştir.