Senin düşündüğünden fazla mı düşünüyordu? diye sorsam kendime, onu en kötüsünden masum kılan hafiflik tininden başka bir şey görmem. Son derece sorumsuz bir varlık, bir o kadar az suçlu, bir deli gibi ve en küçük bir delilik belirtisi göstermeyen ya da bu deliliği her zaman içinde saklayan, hiç yanılmayan: gözlerdeki bir yanmaydı. Onu bir hataya çekmek gerekiyordu, sadece onun için, yitirilmiş hata hissini yeniden icat etmek gerekiyordu. Düşüncelerden bahsediyordu: ne kadar hafiflermiş, nasıl anında yükselirlermiş, hiçbir şey bulandırmaz, hiçbir şey dayatmazmış onları. "Ama onları acı yapan da bu değil midir?"- "Acı? Hafifçe acı."