Tan

Herkes kendisi için, kendi hesabına kendi ölümünü ölür.
Sayfa 28·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
Reklam
Ölüm, herkes için olduğu gibi, yalnızca kesin olmakla kalmaz, ayrıca vakit de bilin­mektedir, oysa hiç kimse için durum böyle değildir. Bu iki şey kesin olduğu zaman hayat yaşanmaz hale gelir. İnsanın yaratılışı bu tarihi bilmeye değil, onu hayal meyal sezmeye yöneliktir. Hayatı hep ölüm tarafından kapatılmıştır ancak umut tarafından daima aralanır, bu umut da ölümün asla bir zorunluluk olmadığını düşündürür. Ölüm mahkumuna ta­nınmayan işte bu umuttur. Bu doğaya karşıdır, insani olma­yandır. Korkunç bir vakittir. Üç saat kaldı. İki saat kaldı. Bir saat kaldı... Yarım saat kaldı... Yirmi dokuz dakika...
Sayfa 25·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
Ölüm, sadece yaşamayı engellemekle, hayatı sınırlamakla ve günün birinde onu kısa kesmekle kalmaz, aynı zamanda insanın ölüm olmaksızın bir insan olamayacağını, büyük hayatlar yaratanın, onlara bu şevki, heyecan ve gücü verenin ölümün bu gizli varlığı olduğunu da anlarız. Bu durumda denilebilir ki ölmeyen, yaşamaz da. Ben yine de neysem/kimsem o olmayı tercih ederim, birkaç on yıla mahkum, ama nihayetinde yaşamış olmayı...
Sayfa 16·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
Bergson tuhaf ama çok da de­rin biçimde, gözün pekala görme organı olduğunu, gözleri­ miz olmadan elbette göremeyeceğimizi ama gözlerin diğer yandan da görmeye engel olduğunu söylüyor. Gözlerimiz olmasaydı çok daha iyi görürdük demiyor da, gözlerin görü­şün bir kısıtlaması olduğunu söylüyor. Gözlere sahip olmak, görmek demektir ama aynı zamanda sadece görmek demek­tir. Görüşün bir erimi, kısıtlı bir alanı vardır. Ufkun ötesin­ de görünmeyen şeyler vardır. Sonuç olarak, göz sadece bir görme aracı değil aynı zamanda görmeye bir engeldir de.
Sayfa 15·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce

Tan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·84 syf.·
15 saatte okudu
·
2021 24. kitabı
Byung-Chul Han
8.3/10 · 3.337 okunma
Reklam