Her insanın kaldırabileceği bir gerilim seviyesi vardır. İnsanın, ruhundaki aidiyetin gerilimini taşıyacak sağlam bir yere yaslanması gerekir. Günümüz toplumunda insanlar, kendileri olmak yerine, arzu edilen kişi olmayı tercih ediyorlar. Bu yüzden her ortamın isteğine uygun bir kimliğe bürünüyorlar. Bunun sonucunda sığ, derinleşemeyen ve köklenemeyen benlikler oluşuyor. Sosyal psikologlar bu tür bireylere, “bukalemun kişilikler” diyor. Postmodern çağın kişiliği, tam da böyle bir yamalı bohça gibi tarif ediliyor.
Hiç tanımadığımız insanların üzüntüsünü de içimizde duyacak kadar sorumluluk duygumuz varsa, işte o zaman gerçekten insani bir bütünlüğe sahibiz demektir.