Müslüman kadın;değerini insanların bakışlarında değil,vahyin ölçüsünde bulan;şahsiyetini çağların değişken hevesleriyle değil,Kur’an ve Sünnet’in sabit ilkeleriyle inşa eden kimsedir.O, örtüsüyle bedenini saklayan değil;imanı,hayası ve ahlakıyla kimliğini muhafaza eden bir şahsiyettir.Haya onun için geri kalmışlık değil bilinçtir;itaat,zillet değil kulluk şuurudur.
Müslüman kadın bilir ki gerçek özgürlük,fıtrata uygun yaşamaktır.Haklarını beşerî ideolojilerin dar kalıplarında değil,Allah’ın adaletinde arar.İzzeti görünür olmakta değil, istikamet üzere kalmakta;değeri konuşulmakta değil,Allah katındaki konumunda görür.
Onun şahsiyeti;tevhid ile kök salmış,takva ile güçlenmiş,ilim ile derinleşmiş ve ahlak ile kemale ermiştir.
Sabır onun sığınağı,iffet onun zırhı,sorumluluk bilinci ise yol haritasıdır.Toplumu ıslah eden, sesinin yüksekliği değil;duruşunun doğruluğudur.Müslüman kadın,kulluğuyla yükselen;vakarını koruyarak iz bırakan ve varlığıyla ümmete istikamet hatırlatan bir şahsiyettir.