"..ama insan her zaman içinde, ruhunun derinliklerinde bir yerde utançla karışık bir keder saklardı, sonunda asla ortaya çıkarmaya cesaret edemediği gözyaşlarını rahat rahat sarf etmek için bir ölüm, bir doğum ya da bir düğün bekleyen, alçakgönüllü, tatlı bir keder."
çoğu zaman, kelimenin gerçek anlamıyla acıyla farkına varıyorum ki, anlatmak istediğimin yirmide birini bile anlatamadım ve hatta hiçbir şey anlatamadım. beni rahatlatan şey, tanrı’nın bir gün bana o gücü ve ilhamı göndereceğine, benim de kendimi eksiksizce anlatabileceğime, kısacası yüreğimdeki ve hayal dünyamdaki her şeyi ortaya koyacağıma dair olan umudumdur.