Ben koşarken, yalnızca koşarım. Bir boşluğun içerisinde koşarım. Ters yönden bir ifade kullanmak gerekirse, boşluğu yakalayabilmek için koşuyorumdur belki de.
Sert duvarlara toslaya toslaya başımda yumrular oluştukça, hayatta kalabilmeyi sağlayan pratik püf noktalarını öğrendim işte. O on yıl boyunca çetin yaşam deneyimlerim olmasaydı, sanırım roman yazmak gibi bir uğraşa girişmezdim, hatta aklımdan bile geçirmezdim.