Tanrı bizi en büyük ödülüyle taçlandırmak için ruhumuzun bedeninizden ayrılmasını bekler. Öyleyse, hayat bu kadar kısa , ölümse kesin olarak mutluluğa, edebiyete açılan bir kapıysa neden üzüntüye boğulalım?
Ah, hanımefendi bu çocukların ağzına dibi tutmuş lapa yerine ekmek ve peynir koyarsanız, belki değersiz bedenlerini beslersiniz ama ölümsüz ruhlarını nasıl da açlığa mahkum ettiğinizi tahmin edemezsiniz!
Ne yapayım kitabı! Kitap da neymiş? İçine kişiler sokulmuş bir masal! Roman da saçmalık olsun diye yazılmıştır, aylak insanlar okusun diye; inanın bana, canım, benim bunca yıllık deneyimime inanın. Ne olacak yani, size Shakespeare falan derlerse, bakın, edebiyatta bir Shakespeare var, der-lerse; Shakespeare de saçmalık, bütün bunlar cidden saçmalık ve hepsi de sırf hiciv için yapılıyor!