l

o dönemde bazı yarı farkındalık anlarında bilincine tam varmadan içimde özlemini çektiğim şey arzulardan ziyade, arzulama arzusuydu,
Reklam
ne var ki bu satırları zaten sadece kendim için yazacaktım ve kendime bile tam açıklayamadığım bir şeyleri başkaları için anlaşılır kılmak gibi bir niyetim hiç yoktu.
Sayfa 2
“kendi iyiliğiniz için hafıza döngülerinizde size stilize anneler verdik, gerçek annelerinizin kim olduğu hakkında kötü hissetmenizi istemedik. ama bu kriz zamanında, sana gerçeği açık seçik söylemek zorundayız. bu senin gerçek annen, randy, bu senin gerçek eski evin. seneler önce annen verdiğimiz ilanı görüp bize başvurmasaydı o evde büyüyecektin. sen busun işte. pek çok özelliğimiz doğamızdan gelir! biri müdahale edip yardımına koşmazsa kaderinle mücadele edemezsin, o biri biziz işte, bunca senedir sana inandık, kaynaklarımızı sana adadık. sen bir prenssin, biz seni prens yaptık. lütfen tekrar çamura dönme.”
"ha, şu larry!” dedi dove. “anneni tanımıyordu bile,randy.” “ama biz tanıyorduk,” dedi andrews. “çok iyi bir hanım,” dedi delacourt. “harika turtalar pişiriyordu,” dedi dove. ben de, “aptal olduğumu mu sanıyorsunuz,” dedim, “bir şeyler döndüğünü biliyorum, çünkü slippen annemin hafıza döngüsü’nde bana özel olarak söylediği sözleri kelimesi kelimesine nasıl biliyor?” sonra uzun bir sessizlik oldu.
“zavallı annesi,” dedi dove. “yaptığı onca fedakârlıktan sonra bu.” “ah, lütfen,” dedi slippen. “annesiymiş.” “larry, pardon, bir şey mi dedin?” dedi dove. “hangi anne düşmüştü ona?” dedi slippen. “larry, lütfen oda 6’daki tat ve notla konferansı’na git,” dedi delacourt. “bak bakalım, peynir çubuklar nasıl gidiyor?” “ona hangi anneyi vermiştik?” dedi slippen. “turta pişiren kızılı mı? bahçedeki sarışını mı?” “larry, cidden,” dedi dove. “kafayı mı yedin?” “dua eden esmeri mi?” dedi slippen. “dua kitabını bırakırken, tüm diğerleri gibi, olduğun yerde kal, dikkatinin dağılmasına izin verme, mutlu ve üretken bir hayat yaşa, o zaman ben de mutlu olurum, diyeni mi?”
Reklam