İstanbul, 5 Nisan 1947 “Canım Nahit” diyor. İlk defa Orhan Veli, Nahit Hanım’a canım diye hitap ettiği bir mektup yazıyor.
Devam ediyor sonra; “Resimlerde, sözlerde, hatıralarda, kokularda, renklerde, her şeyde seni arıyorum. Yattığım vakitler yalnız seni düşünüyorum. Bunları sen benim söylememe hacet kalmadan bilmeliydin. Bana, benden hiçbir şey işitmeden inanmalıydın.”
Bir süredir dalıp gidiyor sevmeyi sevilmeyi düşünüyor sevginin benim için ne ifade ettiğini bilmek istiyorum.
Uzun yürüyüşlerde uzun uzun düşünüyorum. Beni rahatlatması, dinginleştirmesi için yaptığım bu yürüyüşlerde aklıma sorular hücum ediyor eve gelene kadar da peşimi bırakmıyor.
Bugün yine böyle bir yürüyüşe çıktım diğer günlerin aksine yavaş yürüdüm çokça soluklandım. Bir kediye göz kırptım, ismini bilmediğim ancak beni çocukluğuma götüren güzel kokulu o çiçeğin yanından geçerken derin bir nefes aldım. Gökyüzüne baktım her gün yaptığım gibi uzun uzun. Martıların ahenkle kanat çırpışlarına izledim. Kızılımsı gün batımının derinliğine bıraktım kendimi...
“İstanbul`u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Kuşlar geçiyor, derken;
Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık.
Ağlar çekiliyor dalyanlarda;
Bir kadının suya değiyor ayakları;
İstanbul`u dinliyorum, gözlerim kapalı.”
Mektubunu ayın 27’sinde yazıp parasızlık yüzünden günler sonra sahibine gönderebilen Orhan Veli, bana bir selamı bile çok görmüşsün cümlesinin kırgınlığını üzerime atan Orhan Veli, gencecik yaşında elim bir şekilde aramızdan ayrılan güzel Orhan Veli.
Yalnız Seni Arıyorum Orhan Veli’nin Nahit Hanım’a gönderdiği mektuplardan oluşuyor. Bu sevda içinizi doldursun istiyorsanız tavsiyemdir.
-23 Temmuz 2020