Gelmiş geçmiş en iyi günlerdi, gelmiş geçmiş en kötü günlerdi; hem bilgelik çağıydı hem ahmaklık; hem inancın devriydi hem şüpheciliğin; hem Aydınlık hem Karanlık bir mevsimdi; umudun baharı, umutsuzluğun kışıydı; hem her şeyimiz vardı hem hiçbir şeyimiz yoktu; hepimiz ya doğruca Cennete gidecektik ya da tam aksi istikamete -özetle; şu an içinde bulunduğumuz döneme öyle benzer bir dönemdi ki dönemin, sesi en çok çıkan otoriteleri bu günler hakkında -olumlu anlamda da, olumsuz anlamda da- ancak ve ancak "en" sözcüğünü kullanılarak konuşabileceğini iddia ediyorlardı.
Kesinlikle okumanızı tavsiye edeceğim bir kitap. Aslında herkesin istediği toplumu oluşturmanın o kadar da zor olmadığını bize gösteriyor. Fikirler zor değil, yani çözümler ortada ancak bunu uygulamaya dökecek toplum nerede? Biraz bunu sorgulamak lazım sanırım. Sorunlar karşısında çözüm odaklı uygulamaların ne kadar etkili olacağını bütün sayfalarda görüyorsunuz. Bir ulusun uyanışı ve bütün arzuların gerçeğe dönüştüğü muhteşem bir eser!