Stephen CURRY

“Anılarımı yitirdim diyebilirim. Hapiste, tecritte, münferitte yıllarca yatanlar vardır. İyi ama onlar kapılarını açıp dışarı çıkamayacaklarını önceden biliyor. Bense kapıyı şimdi açıp çıkabilirim istersem. Açabileceğimi önceden bildiğim kapıyı açamamanın çilesini çekiyorum….”
Edebiyat & Roman
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Tanrı elbette iyi insanları sever, kötüleri, kaprislileri sevmez. Özellikle de bugün böyle, yarın başka türlü söyleyen kaprislileri... Anlayabiliyor musun beni Aleksandra İvanovna? Bunlar benim tuhaf bir kadın olduğumu söylerler prens. Ama iyiyi kötüden ayırmayı bilirim ben. Çünkü yürektir önemli olan, gerisi boştur. Akıl da gereklidir kuşkusuz... belki en önemli olan da akıldır.Gülme Aglaya, kendimle çelişen bir şey söylemiyorum: Iyi kalpli ama akılsız bir aptal da, akıll ama kötü kalpli bir aptal kadar mutsuzdur. Eski bir gerçektir bu. İşte ben iyi yürekli , ama akılsız bir aptal , sense akıllı ama kötü kalpli bir aptalsın.ikimizde mutsuzuz , ikimizde acı çekiyoruz ….
Edebiyat & Roman
*Yaşamımın başlıca niteliği insanlar hakkında yanılmak ve gereksiz düşüncelere kapılmak galiba…
Öyle ya, bu sarhoş, zayıf kalplerde nelerin olduğunu ancak Tanrı bilir.
Hayata Dair
Başlardan böyleyse 770 sayfada ….
“Bu tür ukala insanlara toplumun belli kesimlerinde kimi zaman, hatta çoğu zaman rastlanır. Her şeyi bilirler. Zamanımızın bir düşünürünün dediği gibi, yaşamda ilgi duydukları daha önemli şeyler ve görüşleri olmadığından, zekâlarının, yeteneklerinin tüm ilgisi tek bir yöndedir. Gelgelelim, "her şeyi bilirler" derken burada oldukça sınırlı bir alanın kastedildiğini bilmek gerek: Falanca nerede çalışıyor, kimleri tanır, malı mülkü ne kadardır, vali olarak nerelerde görev yapmıştır, karısı kimlerdendir, ne kadar drahoma getirmiştir, kuzeni kimdir, uzak akrabaları kimlerdir, vb. vb... Hep bu çeşit şeylerle ilgilenirler. Her şeyi bilen bu kişilerin çoğu dirsekleri aşınmış, yırtılmış giysilerle dolaşır, ayda on yedi ruble maaş alır. En küçük ayrıntısına varana kadar her şeylerini bildikleri insanlarsa, onları buna hangi sebeplerin yönlendirdiğini elbette bilmezler; oysa bu çokbilmişlerin çoğu, handiyse bütün bir bilimsel çalışma düzeyinde olan bu bilgileriyle pek rahattır, bu bilgileri nedeniyle kendilerine saygı duyar, hatta en yüksek düzeyde ruhsal doyum içinde olurlar. Hem epey de çekici bir bilim dalıdır. Bu bilimde kişisel huzurunu da, ülküsünü de en yüksek düzeyde bulmuş ve hatta bütün kariyerini yalnızca bu alanda çok bilim adamı , edebiyatçı , ozan , politikacı gördüm ben…”