…Ve ben kendime geliyordum. Kararlar, yeminler, ahitler, karanlıkta dökülen gözyaşları birbirini kovalıyordu. Fakat ne faydası vardı?
Ne yaşadığım hayatı beğeniyor ne yanisine gidebilecek kudreti kendimde buluyordum. Her şeyden düpedüz kopmuştum.
Korku…Korku ve insan , korku ve insan talihi , insanın insana hücumu , o hiç yere düşmenlık. Fakat neyi aldatabilirdim , kime anlatabilirdim ? İnsan neyi anlatabilir? İnsan insana , insanlara hangi derdini anlatabilir? Yıldızlar birbiriyle konuşabilir , insan insanla konuşamaz…
*Hayatta en çok tanık olduğum , yaşadığım ve gördüğüm şeylerden biri şu ; yaşanan an çok değerlidir , çok önemlidir , keskindir ve çok sinirseldir ama geçecek hepsi geçiyor.
Yani bütün şimdiki zaman en canlısı bile , geçmiş zaman olmaya mahkumdur.
Ama geçmiş zaman bir şimdiki zaman çıkarmaz.