*açıklama
8/10
·416 syf.··
2024 156. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2024 00:46
Bu kitap Yunanistan ve Türkiye`de yaşayan Ortodoks Rum azınlıkların 2017 yılında Atina, İstanbul ve Gökçeada`da (İmroz) gerçekleştirilen derinlemesine görüşmelerine dayanan bir saha araştırmasıdır. Araştırma ekibinde ana yazar (yazıcı) Güliz Erginsoy`dur. Atina`daki görüşmeleri Maro Mavropulu (derleyici) İstanbul ve Gökçeada`daki görüşmeleri ise Güliz Erginsoy gerçekleştirmiştir. Kitap Maro Mavropulu tarafında Yunancaya çevrilmektedir. Aralık 2018’de Yunanistan’da yayımlanacaktır. Burcu Tekaüt Çal (çözücü) yazıcıya destek vermenin yanı sıra derinlemesine görüşmelerin sosyolojik olarak çözümlenmesini yapmıştır. Anlatıcıların istediği hareketli ve hareketsiz canlıları desenleri Seblâ Sarıdal Eczacıbaşı (çizici) tarafından resmedilmiştir. Anlatıların çözümlemesinde alışılagelmiş ana akım olmuş metin analizi, içerik çözümlemesi, söylem analizi kalıplarının sunduğu olanaklar kullanılmıştır. Ancak araştırmanın ana konusu, canlıların ve cansızların (kitaptaki diliyle hareketli ve hareketsiz canlıların) hakları ve haklarının ihlalleridir (en can alıcı şekilde "can yangısı" bölümünde okunabileceği gibi). Yazımda farklı bir dil oluşturulmuştur. Bu dilin iki ana payandası vardır. Bunlardan birisi bütün anlatıcıların (toplam 20) kendilerinin seçtikleri bir hareketli ya da hareketsiz canlı olmalarıdır. İkinci ayak ise haklarını ve hak ihlallerini dile getiren anlatıcıların örümcekleridir (Yunanca arahnileri). Hikâyeyi dinleyen, duyan bir dut ağacıdır. Dut ağacına yakınlıklarına göre anlatıları kuşlar, posta güvercinleri, evlerin arahnileri (örümcekleri) getiriler. O da biriktirir, mühürler ve katranlar... Unutturmamak için... Kitapta masalsı, mitolojik, epik denilebilecek temalar tekrarlar. Bu temaların en belirgini Mnemosini (bellek) ve Lethe’dir (unutuş/unutturma). Kitabın
Dut Ağacının DuyduklarıKolektif · Bağlam Yayıncılık · 20182 okunma
Puan vermedi·432 syf.··
2023 3. kitabı
İlk öncelikle Caner Taslaman hocayı değerli bulduğumu söylemek istiyorum. İslam dininin anlaşılmasi adına yapmış olduğu çalışmalar gercekten de taktire şayan. Çünkü günümüzdeki argümanlara daha net ve anlaşılır cevaplar sunuyor bizlere. Mevcut diğer yazarların çoğunu okuduğumuz zaman gününüz insanları olarak İslamdan uzaklasmaktayiz. Çünkü öne sürdükleri düşünceler mantığa ve bilime çok uzak kalıyor. Günümüz dünyası ise bilim ve teknoloji ile haşır neşir olduğu için geleneksel yazarlar çağın gerisinde kalıyor kanaatindeyim. Hal böyle olunca bizler de doğal olarak İslamı anlamıyor ve ya da yanlış anlayıp deizm gibi inanışlara yoneliyoruz. Kitap genel olarak isminden de anlaşılacağı gibi deizm cevap olarak karşımıza çıkmakta. Caner hoca bunun nedenlerini bizlere bizzat örneklerle dile getirmekte. Kuran'ın nasıl anlaşılması gerektiği konusunda da ise ayet temelli deliller sunuyor bizlere. Kitap bir yönüyle felsefi bir yönüyle de bilimsel. İnancı bilim ve felsefeyle yogurmus Caner hoca. Fıtrat özelliklerinden başlayan Caner hoca işi Kuran'daki matematiksel sırlarla bitirmiş. Matematiksel sırlari biraz ebced hesaplarını anımsattı açıkçası ama okuyunca ebced hesabının olmadığını çok iyi idrak edebiliyoruz. Bazı okuyucular pytagorasin sayı mistisizmi ile de kıyaslayabilir gerçi ama gerçekte sayı mistisizminden (letrizm) den uzak bir durum ortaya koymuştur. Kitap 10 bölümden oluşmaktadır. Okuyucuyu sıkboğaz etmeyecek türden bir anlatımı sade bir dile getirisi var. Öne sürdüğü düşünceleri kendi yorumlarıyla ayetlerle desteklemektedir. Sade ve anlaşılır bir dil kullanmıştır. Ama son kısımdaki matematiksel bölüm biraz kafa karıştırıci olabiliyor. Çünkü hesap yapmak geliyor insanın içinde doğrulamak adına ama insan o gücü kendinde göremiyor. İyi okumalar / Esenlikle
Neden Müslümanım?Caner Taslaman · İstanbul Yayınevi · 2020486 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Kaygı
8/10
·216 syf.··
2022 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2022 00:00
"Geçmişle hiç ilgimiz olmamasını istemekteyiz." ifâdesini kullanan Marinetti, 1909 yılında akımı vücuda getirmiştir. Modernizmin hiçbir şekilde fayda sağlamadığını ve insanlığı geriye götürdüğünü belirten fütüristler için hız, dinamik ve sürat önemlidir. İşleyen nesnelere âdeta taparak hayatlarını devam ettiren gelecekçiler, geçmişi zihinlerinden silmiştir. Türk edebiyatında Nazım Hikmet, Mayakovski'nin fütüristliğini benimsemiş lâkin bir zaman sonra bu akımın sadece teori olduğunu anlamıştır. Dadaizm ve letrizm gibi akımlarla beraber sürrealizmin ortaya çıkmasında rol oynayan bu akım, şiddeti desteklemektedir çünkü onlara göre şiddet, açığa çıkmayan duyguların zuhûr ettiği davranış biçimidir. Kısa süreli etkili olan akım, pek değer görmese de önemli noktalara temas etmiştir.
Edebiyat
Dokuz Huzursuzla FütürizmFatma Berber · Genç Destek · 20219 okunma