Levent Mollamustafaoğlu

Levent Mollamustafaoğlu
@leventmolla
Endüstri Mühendisliği-Matematik okudu. Boğaziçi ve Harvard’da öğretim üyeliği yaptı. Mülksüzler, Korkunun Bütün Sesleri, Çarpık Dünya ve Yaşlı Kurtlar’ın çevirmeni. Yeni çeviriler ve tarihi romanlar üzerinde çalışıyor.
Endüstri Mühendisi
Doktora
İstanbul
Trabzon, 1 Mart
357 okur puanı
Eylül 2019 tarihinde katıldı
8/10
·310 syf.··
2016 5. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2016 00:00
Nabokov’dan daha azını beklemezdim. Bu erken çocukluk anılarını anlattığı kitabında, cansız nesneleri, insanları, yerleri – genellikle önemsiz bir nesnenin tetiklediği inanılmaz fotoğrafik hafızasından gelen detaylarla – tipik üslubuyla betimliyor. Bazı durumlarda, hafızasını geriye dönük olarak elde ettiği bilgilerle yeniden inşa ediyor ve bu da anılarına romanlarına özgü benzersiz bir tat katıyor. Üslubunu, uzun bilinç akışı pasajları ve nesne koleksiyonlarının ayrıntılı tasvirleriyle zengin olan "Saydam Şeyler" romanına benzettim. Kitabın yalnızca erken çocukluğunu kapsıyor olması biraz hayal kırıklığı yaratıyor; çünkü biliyoruz ki yaşamı, anlattığı bu ilk dönemin ötesinde de oldukça ilginç, özellikle birçok kurgu kitabında yansıttığı şekliyle. Nabokovseverler için bir ziyafet niteliğinde, ancak hazırlıksız olanlar için metaforlarla doz aşımına neden olabilir.
Konuş, HafızaVladimir Nabokov · İletişim Yayınevi · 201172 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
6/10
·736 syf.··
2012 19. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2012 00:00
Dune serisinin bu kitabı, Sisterhood of Dune, Brian Herbert ve Kevin Anderson tarafından yazılmış olup, İnsanlık’ın Düşünen Makineleri nihayet yendiği Corrin Savaşı’ndan 80 yıl sonra gerçekleşen olayları konu alıyor. Kitap, Bene Gesserit okulunun, Lonca’nın ve Dune evreninde doğal kabul ettiğimiz birçok başka kurumun başlangıçlarına ışık tuttuğu için önemli bir rol üstleniyor. Yazım tarzı mükemmel olmayabilir, ancak genel hikâyedeki boşlukları doldurduğu için okumaya değer. Max platformu, bu romandan uyarlanan ve 2024’te yayımlanacak Dune Prophecy adlı yeni bir TV dizisini duyurdu.
Sisterhood Of DuneKevin J. Anderson · Tor Science Fiction · 20125 okunma
6/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2015 1. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2015 00:00
Kütüphanemden çıkan Pygmalion oyununun kitabı beni lise yıllarıma döndürdü. Okuduğumuz bir çok değerli eserin yanında bir kaç iyi oyun örneğinden biri olan kitabı 1970'lerde severek okuduğumu anımsıyorum. George Bernard Shaw 100 yıla yaklaşan yaşamına Nobel Edebiyat Ödülü (1925) ve 60 civarında oyun sığdırabilmiş çok üretken bir yazar. Sosyalist olması ve ilk kadın hakları savunucularından biri olmasının yanısıra vejeteryen olduğu da biliniyor. Shaw'ın Pygmalion oyunu ilk kez 1912'de Londra'da sergilenmiş ve kısa sürede en sevilen oyunlarından biri olmuş. Oyunun konusu Yunan mitolojisindeki Pygmalion efsanesinden yola çıkıyor. Efsaneye göre Kıbrıslı heykeltraş Pygmalion fildişinden bir kadın heykeli yapar (bu heykele 18. yüzyılda Galatea adı verilecektir). Afrodit'in festivalinde Tanrıça'ya kendisine tıpkı yaptığı heykele benzeyen bir kadın vermesi için yalvarır, daha sonra yaptığı heykelin canlanarak kanlı-canlı bir kadına dönüştüğünü görecektir. Bu öykü ilk olarak Romalı ünlü şair Ovid'in Milattan sonra 8. yüzyılda yazdığı ve en önemli eseri sayılan Metamorfozlar şiirinde yer almıştır. Batı edebiyatının temel taşlarından biri olan bu yapıt bir çok yazara esin kaynağı olmuştur. Shaw bu efsaneyi 19. yüzyıla taşımış ve "bir kadın yaratmak" kavramını bir başka şekilde kullanmıştır. Ünlü fonetik uzmanı Henry Higgins bir tesadüf eseri karşılaştığı çiçekçi kız Eliza Doolittle'ın kullandığı sokak dilinden (Londra'dakicockneyaksanı) etkilenir. Arkadaşı Albay Pickering'le yeni geliştirdiği fonetik yöntemleri överek tartışırken altı ayda kızı herhangi bir seçkin toplantıda kökeni belli olmayacak şekilde sunabileceği konusunda iddiaya girer. Kızı yanına alan Higgins hemen derslere koyulur. Konuşmanın yanısıra davranış, görgü gibi konularda da eğitim devam eder. Ama Higgins
PygmalionBernard Shaw · Alma Books · 0432 okunma
8/10
·400 syf.··
2015 28. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2015 00:00
Bu, Jeffrey Archer tarafından yazılmış beş kitaplık bir serinin ilk kitabı. Kitap, Britanya tarihinin, farklı sınıflar arasındaki ilişkilerin çok katı olduğu ve kadınların genellikle toplumda dezavantajlı bir konumda bulunduğu bir dönemi anlatmaktadır. 20. yüzyılın ilk yıllarında geçen bu ilk kitap, Harry Clifton, annesi Maisie ve hayatlarına giren diğer karakterlerin hikayesini anlatıyor. Harry, babasını tanımamaktadır çünkü babası Birinci Dünya Savaşı’nda hayatını kaybetmiştir. Hikâye ilerledikçe, Clifton ailesinin birçok sırrıyla tanışıyoruz ve gerçeklerin göründüğünden çok farklı olabileceğini anlamaya başlıyoruz. Harry’nin okul hayatının anlatıldığı bölümler, Britanya eğitim sisteminin sosyal statü ve gelir düzeyine göre yaratıcı öğrencileri teşvik ederken diğerlerini bastırabilen katı ve resmi yapılar açısından pek değişmediğini ima eder nitelikte. Maisie, oğluna hayatını kurtaracak doğru eğitimi sağlayabilmek için çeşitli işlere girişir, ancak 1900’lerin başlarında bekar bir kadın için bunu başarmak pek de kolay değildir. Kitabın cazibesi, Archer’ın anlattığı hikâyede ve hikâyeyi geliştirme biçiminde yatıyor. Yazar, tüm detayları baştan vermeyerek ve asıl gerçeği ortaya çıkardığında okuru şaşırtarak hikâyeyi zekice kurgulamış. Bu şaşırtmacalar, yazarın gerçeği gizlediği için değil, yeterince ayrıntıyı stratejik şekilde saklayarak okuyucuyu tamamen yanlış bir yöne yönlendirdiği için etkileyici. Bu tarz okuru zorlayan yazarları şahsen çok beğeniyorum. Serinin geri kalan dört kitabını sabırsızlıkla bekliyorum. İlk kitap anlatının askıda kalmasıyla bitiyor ve hikâyenin tüm hızıyla devam edeceği açıkça belli oluyor.
Only Time Will TellJeffrey Archer · St. Martin's Press · 201177 okunma
6/10
·464 syf.··
2019 39. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Eylül 2019 00:00
Doom’dan 13 yıl sonrasındayız ve Lana ile Max’in kızı büyümektedir. Babasının soyadını ve Fallon adını alan bu kız, annesi ve üvey babası tarafından her şeyden uzak bir çiftlikte büyütülmektedir. Fallon, kara büyüyü ve onu kullanan kötü insanları dünyadan temizlemedeki rolünü anlamak ve kabul etmek zorundadır. Gizemli bir yabancı olan Mallick'ten eğitim almaya başlar; dövüş becerileri geliştirirken aynı zamanda güçlerini kullanmayı öğrenir ve hatta bazı yeni güçler kazanır. Bu sırada geride bıraktıkları koloni, New Hope, gelişmekte ve bir önceki çatışmada birkaç kişiyi öldüren Siyah Tekinsizler ile kaçınılmaz yüzleşmeye hazırlanmaktadır. Bu üçlemenin ikinci romanı, tipik bir “büyüme hikayesi” ve üçüncü kitapta kaçınılmaz olan İyi ile Kötü arasındaki savaşla devam edecektir, ki bu çoğu benzeri fantastik hikayede görülen bir temadır. Çok orijinal olmasa da okunabilir.
Of Blood and BoneNora Roberts (J.D. Robb) · SMP Trade · 02 okunma