Bazen kalbinize dokunan, sıcak ve inandırıcı karakterlerle dolu ve aynı zamanda muhteşem bir hikaye anlatan bir kitapla karşılaşırsınız. Khaled Hosseini’nin "Uçurtma Avcısı" bu kategoriye giriyor.
Kitap, 70'lerde Afganistan'da varlıklı bir adamın oğlu olan Emir'in birinci şahıs anlatımıdır. Annesi doğum yaparken ölmüştür, bu yüzden babasıyla birlikte yaşar ve hizmetçilerinin oğlu olan Hasan ile arkadaş olur. Emir bir Paştun'dur, yani Afganistan'daki egemen etnik gruplardan biridir, Hasan ve babası ise küçümsenen etnik gruplardan biri olan Hazaralar’dandır. Bu durumu kendileri sorun etmeseler de, toplumda artan bir ayrımcılık söz konusudur.
Hasan’ın annesi, Hasan bebekken kaçmıştır. İki çocuk, toplumdaki tüm önyargılara rağmen derin bir dostluk kurmuşlardır. Başlıca hobileri uçurtma uçurmak ve "uçurtma kovalamaktır". Hasan, uçurtma kovalamakta çok iyidir, yani düşmüş bir uçurtmayı bulup sahiplenebilmektedir.
Hikaye, Afganistan'ın farklı etnik gruplarının ve sonunda Taliban’ın hükümeti ele geçirmesiyle, ülkenin muazzam bir dönüşüm geçirdiği sonraki 30 yılını anlatmaya devam eder. Arkadaşlık, önyargılar, korkaklık, güven ve ihanetin duygusal bir hikayesi olup, ardında bir ülkenin parçalanışını gösterir.