Kitabın dili zor olur diye açıkçası biraz
korkmuştum ama oldukça basit ve insanı zorlamayan bir dili vardı. Onlarca teori kurdum ancak son kısmı kitap boyunca ipuçları verilmesine rağmen hiç tahmin edemedim. Karakterler yüzeysel değildi ve güzel işlenmişti. Ayrıca büyü/güç sistemi aşırı mantıklı ve detaylıca düşünülmüştü bence. Sürükleyici ve merak ettirici olduğu için seriye devam etmeyi düşünüyorum.
Kitap daha ilk sayfasında son derece karışık ve anlamsız bir şekilde başlıyor. Okudukça anlamsızlıklar artıyor ve kafada sadece soru işaretleri oluşuyor, tamam fantastik edebiyat türlerinde bu durum
kitaba dair abartıyı anlamakla birlikte ne yazık ki tam olarak bana hitap etmediğini söyleyerek başlamak istiyorum. bu durum çoğunlukla benim beklentilerimle ilgiliydi tabii; ben daha karanlık bir
SPOİLER
Uzun zamandır beni bu kadar içine çeken ve heyecanlandıran bir evren olmamıştı ama.. The last of us gibi bir lanet..Kitabın sonuna kadar seri devamını hemen alıp okumaya devam etmek için dehşet bi istek duyuyordum..şimdi okumadan durmayacağımı biliyorum ama nasıl okuyacağımı bilmiyorum..
Brandon Sanderson Seri önerisi zamanı!
Arka Kapak:
Bir zamanlar, dünyayı kurtarmak için bir kahraman ortaya çıkmıştı. Gizemli bir kalıtıma sahip, diyarların üstüne çöken karanlığa karşı cesurca meydan okuyan
Brandon hayranlığım yavaş ama lineer olarak ilerleyen bir süreç. Adamın yazdığı serilerin maşallahı olduğu için cesaret edip başlamak zaman istiyor. Başladığımda da hayran olmadan duramıyorum.
Bu kitabı çook büyük umutlarla, başka bir evrenin içine dalacak olmanın heyecanı ve hevesiyle almıştım. Kitap gayet güzel başladı aslında. Karakterlerin metallerle açığa çıkardığı güçleri okuyunca dedim ki bu yazar kesin kimyacı. Sonra yazarın biyografisine baktım ki biyokimya mezunuymuş :) Kendi uzmanlık alanıyla ilgili bir evren oluşturması çok hoşuma gitti. Ayrıca bu evren gerçekten iyi düşünülmüş, sihir sistemi oturmuş bir evrendi.
Bu tarz kitaplarda evrenin detaylı anlatılmasına çok önem veririm ama hakkında daha fazla detay verilen bir şey vardı bu kitapta. O da karakterlerin günlük yaşamda ne yaptıklarıydı. Bu kısımlarda cidden çok sıkıldım. Kitabın orta kısımlarında tempo çok düşüktü bu yüzden. Son 100 sayfayı gerçekten çok zevk alarak okudum ama buralardan da tam tatmin olamadım. Büyük ihtimalle en sevdiğim karakter öldüğü içindi o da. Zaten bu karakter öldüğü için de seriye devam etmeme kararı aldım. Ancak bu karar beni gerçekten üzdü çünkü en sevdiğim temalardan biridir bir grubun toplanarak bir amacı gerçekleştirmek için mücadele etmesi :((
Yazarı ilk defa bu kitap ile tanıdım ama tek kitap ile beni tüm evrenini okumaya ikna etti. Kitaptaki yazarın kendi kurduğu büyü sistemi vs biraz karmaşıktı ama yazarın dili bunu anlamamı kolaylaştırıp, kitabı daha sürükleyici hale getirdi denilebilir. Karakterlerden tutun onların gelişimine kadar herşeye bayıldım, yazarın kurgu sayesinde aslında bugün bile hala toplumumuzda yaşadığımız sınıf ayrılıklarına bolca değinmesi de çok iyiydi.
1975'te, Lincoln, Nebraska'da doğdu. Biyokimya bölümünde bir dönem okuduktan sonra kendine geldi ve asıl eğiliminin yazarlık alanında olduğunu fark etti. İngilizce bölümüne geçti ve Brigham Young Üniversitesi'nden mezun oldu, sonra okuluna geri dönerek yaratıcı yazarlık konusunda yüksek lisans yaptı.
O zamandan bu yana hem yetişkinler hem de genç okuyucular için kitaplar yazmıştır. Bunların arasında Mistborn üçlemesi, Warbreaker ve Alcatraz dizisi bulunmaktadır.
Karısı ve çocukları ile birlikte Utah'da yaşamaktadır, sık sık Magic: The Gathering oynamaktadır, düzenli olarak peynirli makarna yemektedir ve zaman zaman da Brigham Young Üniversitesi'de yazarlık dersleri vermektedir..