Yusuf Atılgan'ı Aylak Adam'ını okurken kafamda bir soru. "Bu kitap hangi kitaba benziyor?" 100. sayfada uyandım. John Fante'nin Toza Sor'u. Benzer karakter, benzer anlatım. İki güzel eser.
Öyle olmasaydı Güler, "-Dünyadan çok şey beklemiyorum. Üç oda, bir mutfak, sevdiğim adam, biri kız biri oğlan iki çocuk.." deyince, yalnız, "-Adam bıkıp kaçsın, çocuklar kuşpalazına tutulsunlar diye mi?" der demez, ürperirdi.
Günlerin adı, sürelerince yaşanılan olayların değerine göre değişebilir. Bugün, şimdilik "paltosunu ilk çıkardığı gün"dü, sonra "Güler'i ilk gördüğü gün" olacaktı.