"Çaba olmazsa başarısızlık olmaz, başarısızlık olmayınca da kişide aşağılık hissi uyanmaz. Dolayısıyla şu dünyada kendimize duyduğumuz saygı ve güveni belirleyen, yöneldiğimiz hedeflerdir. Kendimize duyduğumuz saygı, gerçekleştirdiğimiz başarıların potansiyelimize olan oranıyla çıkar ortaya.
Bir işte başarısız olmak canımızı sıkıyorsa eğer, bunun nedeni, o işe bütün gururumuzu ve kendimize duyduğumuz saygıyı yüklememizdi. Bunları yüklediğimiz halde, bir hedefe ulaşamamak çok daha büyük bir yıkıma neden oluyordu. Neyin zafer, neyin yenilgi olduğunu belirleyen, koyduğumuz hedeflerdi.
"Eşitsizlik, toplumdaki genel kural olduğunda, büyük eşitsizlikler hiç dikkati çekmez. Ancak her şey aşağı yukarı birbirinin dengi olmaya başladığında, en ufacık farklılıklar bile göze çarpar... İşte tam da bu yüzden, demokratik toplumların bolluk içinde yaşayan bireyleri tuhaf bir melankolinin
kucağında bulurlar kendilerini. En sakin ve kolay şartlarda bile, yaşama karşı duyulan bir tiksinme hissi yapışır yakalarına."