Kitabın özel baskısını almış olmama rağmen, korkudan yaklaşık 3 senedir erteliyordum. Derslerim için okuma yapmaktan bıktığım bu dönemde, bir de kendim için bir okuma yapmak istedim ve elim ilk bu kitaba gitti. Demek ki artık vakti gelmişti.
Baş kahramanımız Aaron Soto.
Aaron babası evlerinin küvetinde !ntihar etmiş, kendisi de daha önce !ntihar girişiminde bulunmuş, yerel bir mahallede oldukça fakir bir hayat yaşayan bir genç. Başta, sadece onu ve Genevieve adındaki kız arkadaşını tanıyoruz. Kitabın kuir olduğunu bildiğimden ve yalnızca almak istediğim dönem konusuna göz atmış olduğumdan bu kız arkadaş meselesi kafamı karıştırdı. Fakat Aaron çok geçmeden Thomas ile tanıştığında her şey yerli yerine oturmaya başladı.
Aaron'ın Thomas'tan hoşlandıktan sonra itinayla kendini onun da gay olduğuna inandırması; daha doğrusu bu ihtimale tutunması çok üzücüydü. Normalde, evet Thomas da gay olduğunu fark eder, çıkmaya başlarlar falan. Klasik mangalarda, normal romantizmlerde böyle olur. Fakat öyle olmuyor.
Aaron'ın babasının, Aaron gay olduğunu ailesine açıkladıktan sonra !ntihar ettiğini öğrenmek büyük şoktu benim için. Aaron'ın annesine aşık oldum, gerçekten. Kraliçe, nokta. Babasına açıkladıktan sonra ise aşağılık adamın davranışlarını geçtim, hapse girip çıkıp sırf homofobisinden ve oğlunu olduğu haliyle sevemeyecek kadar kalpsiz, babalık duygusundan yoksun bir canavar olmasından dolayı evlerinin küvetinde !ntihar etmesi... kendini kys eylemen hepimiz için en hayırlısı oldu aşağılık pislik.
Aaron'un Leteo işlemini yaptırdığı için bunları unutması, Thomas'ın babasından bahsederlerken bunu hatırlamadığı için ''babamın !ntihar etmesinin benim suçum olmadığını söyleyecektim...'' diyecek olması sahnesi sonradan anlamlanınca ekstra üzücü oldu benim için. Evet, hala o herifin
Az Biraz MutluAdam Silvera · Pegasus Yayınları · 2022510 okunma
''Bir gün bir kitap okudum ve hayatım değişti.''
Orhan Pamuk bu ''giriş cümlesi'' işini gerçekten iyi yapıyor, bunu söylemekle başlayayım.
Okuduğu kitap ile hayatının tamamen değiştiğini hisseden, adının çok sonralar Osman olduğunu öğrendiğimiz gencin, Canan adlı kızın elinde görerek okumaya karar verdiği kitapla çıktığı yolculuk anlatılıyor.
Osman'ın bu yola resmen ''tuzağa düşürülmek suretiyle'' Canan ve Mehmet tarafından sokulmuş olması, Osman'ın okuduğu ''Yeni Hayat'' adlı romanın yazarının aslında babasının yakın arkadaşı olan Rıfkı Bey olması ve bu eseri Osman'dan esinlenerek yazmış olması, Osman'ın evlendiği kişinin kitabın başında bahsedilen yeni taşınmış komşuların kızı olması, avize satın alan adamın Yeni Hayat karamelalarının satıcısı olması gibi keyifli ''plot-twist''ler vardı kitapta. Fakat her şey son 30 sayfada ortaya çıktı ve kitabın da en keyifli sayfaları bunlardı.
Zaman bakımından, sonsuz ''an''lar bakımından Proustyen bir bakış sezdim kitapta. Dr. Narin'in saatleri... Yine de sonda her şey bir inançla sonlanmış oldu.
Aralarda bazı anlatılanlar oldukça can sıkıcıydı ve yordu açıkçası. Çok da keyif alamadım. Sonda bize de dikkatsiz olduğumuz için bir ayar çekti aşağılık katil beyefendi.
Mehmet resmen durduk yere ölen lavuk oldu. Aşkından ölecek sandığım Canan Samsunlu beyefendi ile evlenip yurt dışına çıktı ve klasik bir Orhan Pamuk karakteri davranışı olarak Osman da yanındakiyle yaşayıp aklındakiyle ölmüş oldu.
Yeni HayatOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 201910,4bin okunma