Sustular, konuşmadılar. Çok uzun, yorucu bir sevişmeyle bütün engelleri tam tanışmayan insanların arasındaki nice engeli aşmaya çalıştılar. Sevişme süresince Ela kendisine <<canımın içi>> diyen Erol'u, dayak yiyen Alişan'ı, tereyağ yemeyen Şenel'i, onun daha önce büyüyen göğüslerini, onu belki de bu göğüsler yüzünden öldüren Arnerikalıyı, Mado'yu, onun Sabiha yengeye duyduğu anlamsız güveni, Aleko'yu, evliliğini, yanlış uysallıkları, boşa başeğmemek için kalkışılan saçma başkaldırıları, Bülent'le oynadıkları sahte aşk oyununu, kendinde eksik olan bir şeyi, bu şey için buraya geldiğini, seviştiğini düşündü belki. Yalandan da, tad alarak da olsa, sür dürdüğünü: bu son yalan tadım olsun.