Herkesin büyük bir ustalıkla gülerek geri çekildiği bir dünyaydı. Her yeni başlangıç bir pişmanlık demekti. Gittiği yerlerden yüklenip geliyordu insan yalnızlığını.
Her kitapta,onun düşüncelerinden bir şeyler…Kitapların her birinde haşiyeler,notlar,açıklamalar…Yahut kıymetli bulduğu satırların altlarındaki çizgiler…
Nefretin kalbine yerleşmesine müsaade etme. Herkesi olduğu gibi, değişmelerini beklemeden sev. Kendine rağmen sev. Yaptıkları ile, yapmadıkları ile sev. Sevmekle kaybetmez insan, büyür ama nefret ile öyle bir küçülür ki kalp, gün gelir kendini sevmeye dahi yer bulamaz. Nefret, sevginin farklı bir formudur ve kişi nasıl sevebileceğini bilemediğinde ortaya çıkar.
Olaylar, insanın renklerine ortaya çıkarmaya yarar. Nasıl ki objenin renkleri güneş ışığı vurduğunda ışığı yansıtma prensibine göre belirirse, deneyimler de insanın renklerini bu şekilde açığa çıkarır.