Efsane güzeldi. Sanki imdb puanı 10un üstünde oscarlık bir filmi izliyor gibi tek solukta okunacak bir kitaptı. Bir insanın hiclikten ve teklikten baslayan yolculuğu kendini oyalama amaciyla bulduğu bir satranç oyununda kendini kaybedisiyle devam ediyor.
Ayakları çam iğnelerinin üstünde kayarak biraz ilerlediler, devrilmiş bir kütüğün üzerine yan yana oturarak uzaktaki denize bakmaya başladılar.
Toz, saman, beygir, gübre ve ter kokusuyla bunalan başlarını şimdi tatlı ve sarhoş edici bir çam kokusu sarıyordu. Yarı tıkalı burun delikleriyle, bu kokuyu sonuna kadar içmek için, derin derin nefes alıyorlar ve ara sira birbirlerine bakıyorlardı.