New York'un gürültülü, hızlı ve bir o kadar da yoğun hayatında, bir banka çalışanı olarak görev yapan June; bir gün annesinin teyzesi olan ve küçüklüğünde ona bakmış olan Ruby'nin öldüğünü ve sahip olduğu kitapevini ona miras bıraktığının haberini alır.
Apar topar gittiği Seatle'da kitapevine ne yapacağı konusunda kararsızlık yaşar. Sonradan kitapevinin borcu olduğu ve ödenmezse kapatılacağını öğrenince orayı kurtarmak için mücadeleye girer...
Çok sakin ve dingin bir kitaptı. Hayatın gerçekleriyle dolu ve de geç kalmamak için bugünden harekete geçmemiz gerektiği anlamını içeriyordu.
Kafa dinlemek için okunabilecek bir kitap.
Martin Eden, adını çok fazla duyup satın aldığım bir kitaptı. Beklentim yüksekti, adını bu kadar duyurmasından dolayı. Ve evet beklentimi karşıladı.
İlk başlarda kitabın sadece bir aşk kitabı gibi gelmesi biraz sıkmıştı, sonradan gelişen olaylar kitabın yazılma amacını yavaş yavaş ortaya çıkardı.
Aslında ilk başta sevdiği kadın için atıldığı yazarlık hayatı, acıları en gerçek haliyle gösterdi Martin Eden'a.
Hayatı bi amaç uğruna yaşayan ama amaca ulaşmaya çalışırken kendini ve gerçekliği unutan, bunun sonucunda da ruhsuzlaşan bi adamın hayatını okudum...