Bir mektuba başlıyorum, tekrar başlıyorum, gitmiyor bir türlü, yerimde sayıyorum: Ne demeli, nasıl demeli? Artık kime yazdığı mı bile bilmiyorum. Gerekli tonu ancak tutku ya da ilgi hemen bulabilir. Ne yazık ki kayıtsızlık dile karşı ilgisizlik, sözcüklere karşı duyarsızlıktır. Oysa sözcüklerle teması yitirerek varlıklarla da teması yitiriyoruz.
Çocuklar ana babalarına karşı gelirler, gelmeliler; ana babaların yapabilecekleri bir şey yoktur. Çünkü genel olarak canlılar arasındaki ilişkileri belirleyen bir yasaya tabidirler: Herkes kendi düşmanını doğurur.