1. Anksiyete – Magnezyum, B6, Omega-3 2. Depresyon – D, B12, Omega3 3. Sinirlilik – B1, B6, Magnezyum 4. Zihin karışıklığı – B1, B12, Omega3 5. Uykusuzluk – Magnezyum, B12, D 6. Düşük libido – Çinko, D, B3 7. Kabızlık – Magnezyum, C, Lif 8. Göz kasılmaları – Magnezyum, B12, Potasyum 9. Şeker isteği – Krom, Magnezyum, Çinko 10. Soğuk eller: Demir 11. İştahsızlık: Çinko 12. Kuru gözler: A Vitamini 13. Nefes darlığı: Demir 14. Saç dökülmesi: Demir 15. Ağız kuruluğu: A Vitamini 16. Kırılgan tırnaklar: Biotin (B7) 17. Bütün gün yorgunluk: D Vitamini 18. Kendini bitkin hissetme: B6 Vitamini 19. Unutkanlık: Omega 3 20. Bacak krampları: Magnezyum 21. Zihin karışıklığı: B12 Vitamini 22. Kas zayıflığı: Potasyum 23. Karıncalanma veya uyuşma: B6 Vitamini 24. Kötü uyku kalitesi: Magnezyum
ten uyumu ortak mizah anlayışı sonsuz sadakat yüksek libido ince düşünce saygı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
NECİP FAZIL BUGÜN ÖLDÜ
O ve Ben adlı otobiyografisinde kaydettiğine göre 25 Mayıs 1905’te İstanbul Çemberlitaş’ta cinayet mahkemesi reisliğinden emekli büyük babası Mehmed Hilmi Efendi’nin konağında doğdu. Babası Mekteb-i Hukuk mezunu ve bazı memuriyetlerde bulunmuş Abdülbâki Fâzıl Bey, annesi Mediha Hanım’dır. Baba tarafından Maraşlı olan Kısakürekoğulları ailesinin kökü Dulkadıroğulları’na dayanmaktadır. Asıl adı Ahmed Necip olan Necip Fazıl okuma yazmayı büyük babasından öğrendi. Çeşitli okullarda kesintili ve düzensiz bir öğrenim hayatı geçirdi. Önce Gedikpaşa’da bir Fransız, sonra aynı yerde bir Amerikan mektebinde, Büyükdere Emin Efendi mahalle mektebinde, Büyük Reşid Paşa Numune, Vaniköy Rehber-i İttihad mekteplerinde okuduktan sonra Heybeliada Numune Mektebi’nden mezun oldu. Aynı yıl Heybeliada Bahriye Mektebi’ne kaydoldu. Burada da beş yıl okudu, ancak diploma alamadan ayrıldı. 1921’de İstanbul Dârülfünunu Felsefe Şubesi’ne yazıldı. Bu öğrenimini de tamamlayamadan kazandığı devlet bursu ile felsefe tahsili için Paris’e gitti. Fakat Paris’te de düzenli bir öğrenci olamadı, kısmen sanat çevrelerinde bulunduysa da kendini daha çok eğlenceye ve bohem hayatına verdi. Türkiye’ye dönüşünde İstanbul ve Anadolu’da bazı bankalarda memuriyet ve müfettişlik yaptı. Bir Fransız mektebinde, Ankara Devlet Konservatuvarı’nda, İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’nde ve Robert Kolej’de çeşitli dersler okuttu. Bu arada felsefe öğrenciliğinden beri girmiş olduğu basın çevresini daha çekici ve eser vermeye daha uygun bir ortam olarak gördüğünden 1942’den itibaren memuriyetlerini bırakıp geçimini yazılarından ve yayıncılıktan sağlayamaya başladı. Son yıllarına kadar Büyük Doğu dergisinin ve Büyük Doğu yayınlarının sahibi ve yazarı olduğu gibi bazı günlük gazetelerde fıkra ve makaleleri de yayımlanmaktaydı.
Hayata Dair
GECE VE LİBİDO...
Geceleri yakmak isteyen kadınlar burda mı?❤️‍🔥❤️‍🔥❤️‍🔥
"Libido bastırıldığında ego tükenir.”
"Yani arzularını ifade edemeyen insan, yavaş yavaş içsel bir boşluk yaşamaya başlar. Tatmin bulamayınca, enerjisini yeniden kendi içine çeker ve bu da narsizmin temelini oluşturur."
Alıntı
Cinselliğe karşı olmak insanın kendi doğasına, doğallığına karşı olması demektir. Doğal olan duygularını, dürtülerini inkar etmek demektir. İnsanlığın varolduğu tarihten bu yana doğuştan gelen bir şeyi karalama çabasıdır. İki yüzlülüktür. Libido yaşam enerjisidir
Alıntı