JAMES JOYCE ve TİLKİ GÜNLÜĞÜ...
“Mehmet Sami Adalı… Benim bir şiirimi, bir tiyatro eserimin içine serpiştirmiş, oynuyor… Ve, ‘Bir Adam Yaratmak öldü; yaşasın Gölgeler!’ diye beni methediyor… Onun bu aşırı medhinde bir riyâ kokusu duyuyorum… Sonra ona, o oyunun nasıl oynanması gerektiğini anlatıyorum… Kaya Balaban bana, ‘aslında en büyük aktör sensin, bu bir gerçek!’ diyor… Müthiş güzel bir hâli var… Ben de, ‘İşte bu yüzden uykucu ve miskindim!’ diye, babamın hâlimi anlamayışına imâda bulunuyorum!..” [*] Soralım: Şayet James Joyce böyle bir “idrâk” hâli karşısında bulunsaydı, buna dair ne gibi bir fikir “imâl”inde bulunurdu? Cevab: Hiçbir fikir imâlinde bulunmazdı. Hattâ onu kelimenin tam anlamıyla idrâk ettiğine dair bir alâmet de göstermezdi. Sadece bu levhayı hissî bir idrâk plânında kaydeder, belki arkasından bütün rüyâların ne kadar boş ve lüzumsuz olduğu yollu birkaç cümlecik imâl etme külfetine katlanır, yahut çok etkilenmişse eserin ilerleyen sayfalarında buna dönüp birkaç minik telmihte bulunurdu. Altında “libido ukdesi” ihtivâ eden saçma sapan mânâlar bulması da ihtimâl dahilinde… Zirâ Joyce’un anlamaya soyunduğu “kalb hakikati”, 20’nci asrın başlarında Avrupa’da ortaya çıkan tüm idrâk sahiblerinde olduğu gibi “anlaşılmaya değmez” ve “adımlanıp geçilecek” bir nesneydi. Leopold Bloom’un modern ilmîliği bile, bu sözde idrâkı ilmîleştirmeye ve ilmî gözlerle incelemeye değer bir şey olduğunu anlamaya kâfî gelmeyecekti. Yalnız bir “süpermen-üstün insan”, bu gibi anlaşılmaya değmez şeyleri edebiyat tarihçilerinin önüne “yem” diye atıp, 300 sene uğraşmaları için onları vazifelendirmiş olacaktı!
Selim Gürselgil, (I. Dönem, Sayı 7, Temmuz 1997), ULYSSES ve TİLKİ GÜNLÜĞÜ -II-, (Yolculuk ve Sürücülük, Yelteniş ve Eriş) NOT: 6 Haziran 1997 tarihinde Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde verilen konferans metnidir.
Akademya Yazıları
Ay tüh :) ne riskli hayat be...
"Cinsel yaşım beni hiçbir zaman kaygılandırmamıştır, çünkü yapabileceklerim benden çok o kadınlara bağlı olmuştur, onlar da canları istediği zaman bunun nasılını, nedenini pekâlâ bilirler. Bugün, doksana geldiklerinde daha beter olacaklarını bilmeden bu korkularını doktora danışan seksen yaşındaki delikanlıların haline gülüyorum, ama artık önemi yok, çünkü bunlar hayatta olmanın riskleri."
Can yayınevi·Kitabı okuyor
Edebiyat & Roman
Reklam
Ben içinde bulunduğu libido gelişiminin oral ya da yamyamsı dönemlerine uygun biçimde nesneyi yiyerek içine almak ister. Abraham ağır melankoli durumlarında ortaya çıkan beslenme reddini gayet haklı olarak bu duruma bağlar.
Sayfa 30·Kitabı okudu
1000Kitap
üstbenin bu tanımlanan oluşumunu bir kez daha gözümüzün önüne getirirsek, onun son derecede önemli, biri biyolojik, diğeri tarihsel iki unsurun sonucu olduğunu görürüz bunlardan birincisi çocukluktaki uzun çaresizlik ve bağımlılık dönemidir; ikincisi ise bastırılması libido gelişiminin gizlilik dönemiyle kesilmesine, böylece cinsel yaşamın iki zamanlı başlangıcına bağlı olan oidipus kompleksi gerçeğidir.
Sayfa 94 - metis yayınları
Alıntı
Psikanalizin bize öğrettiği üzere, oğlan çocuğunun ilk cinsel nesne seçimi, ensest nitelikli bir seçimdir. Anne ve kız kardeş gibi yasaklanmış nesnelere yöneliktir. Yine Psikanalizin bize, yetişmekte olan çocuğun, ensestin cazibesinden kurtulma yollarını da öğretmiştir. Fakat nevrozlu kişi, bizim gözümüzde psişik çocukluğun bir bölümünün, olağan temsilcisi konumundadır. Ya psiko-seksüelliğin çocukluk ilişkilerinden kurtulmayı başaramamıştır ya da bunlara geri dönmüştür. (gelişimde frenleme ve geriye dönük gelişme). Dolayısıyla bilinçaltındaki ruhsal yaşamda, Libidonun ensest nitelikli sabitleştirmeleri, hâlâ ya da yeniden başrolü üstlenirler.
Reklam
Reklam