Toplumun dışına itildiğinizde, olanaksız olanı istersiniz; bu kaçınılmazdır. Görülmeyi istersiniz, ama size bakılmasından hoşlanmazsınız. Değerlendirilmeyi, eleştirilmeyi, didik didik edilmeyi reddedersiniz. Normal denilen insanlar gibi olmak istersiniz ama aynı zamanda, hakkınız olanı istediğiniz için toplumun önünde kendinizi sorumlu hissedersiniz.
Onu özlemezdim aslında çünkü babam onun burada olduğunu söylemişti ve burası ne olursa olsun gökyüzünden daha yakındı ama akşamleyin, bazen, öpücük saati geldiğinde neden olduğunu çok iyi bilmeksizin ağlamaya başlardım. Kısa süre sonra beni işiten kardeşim gelip yatağıma yatardı ama beni teselli etmek yerine o da ağlardı. Yine de kimseye imrenmezdim çünkü annem orada olmasa bile diğer çocukların kaderi bundan daha da beterdi: Onların anneleri her an yanlarındaydı belki ama hiçbirinin annesi benim annem değildi.