akan, yansıyan sular gibi hiçbir şeyin tutsağı olmadan, hiçbir yerde köklenmeden, kayıp gidiyordum ve bu soğukluğun ölüme, cesede benzer bir yanının olduğunu çok iyi biliyordum
insanlar beni terk ediyor, kadınlar gidiyor ve geliyor, ben ise sanki odada oturmuş, camlarda yağmur, doğrudan önünde olan şeylerle bile arasında camdan bir duvar varmış da, iradesiyle onu kıracak gücü olmayan birinden farksız hissediyorum kendimi.