Başlamaya çekindiğimiz ne varsa genellikle vasatlıktan çekindiğimiz içindir. En iyisini yapamayacaksak yapmaya gerek yok diye düşünürüz. Haftada iki saat olsun ayırmayı kendimize çok gördüğümüz sanatsal uğraşlar, bir türlü başlayamadığımız romanlar, kağıt üstünde kalan iş fikirleri vasatlığa tahammül edemeyen tarafımızın kurbanıdır.
A'dan Z'ye doğru yola çıkmışsak B'ye varmak da yeterince güzel. Bazen B'yi çok sevebilir ve yolu yarıda bırakıp B'nin tadını çıkarmayı seçebilir insan. Evet, hedefi tutturamamıştır. Ama hedefler mutlaka katı ve değişmez mi olmalı?
Dün İslam'ın yaşanmasında gösterdiğimiz, Allah'ın emirlerinin uygulanmasında gösterdiğimiz bilinçli ısrarı, imanı, bugün, yine o insanların evladı olarak, bu defa onların harbettiklerini yaşatmak için kullanıyoruz.