Nasıl olur da bizim, kadınların da bir kalbimiz, bir hissimiz, bir emelimiz olduğunu düşünmüyorlar ve onur, hayat lezzeti yalnız erkeklerin tekelinde oluyor?
Her genç kadın mutlak birçok emelinden, birçok hayalinden ayrı düşmenin matemi ve hüznü içindedir. Ah, o mazlum gözlerde ne derin yaralar, ne tedavi kabul etmez matemler vardır!.
Ben de sevmek, sevilmek, sevdiğimin okşamasıyla, onun hitabıyla titremek istiyorum. Kalbimin bütün şiir ve coşkusuyla göklerde kanat çırpmak, yıldızlar arasında dolaşmak, kimseyi titretmemiş heyecanlarla titremek, hiçbir vücudu kendinden geçirmemiş zevklerle sarhoş olmak istiyorum. Öyle zevkler, öyle saadetler ki yalnız benim için çiçeklenmiş olsun, öyle aşklar ki genç kızlığımın bütün altın hülyalarıyla, aşkla ışıldamış olsun...