8/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 39. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2026 17:17
OKUDUM - BİTTİ! Kitap Adı : TOPRAĞIN ALTINDA Yazar Adı : BALDOMERO LILLO Sayfa Sayısı : 224 Kitap Puanım : 10 / 8 Kitap İncelemem : OKUDUM - BİTTİ: Toprağın Altında - Baldomero Lillo"Güneşi hiç görmeden geçen ömürler... Bir lokma ekmek uğruna toprağın kalbine gömülen ruhlar..." Şili edebiyatının o müthiş kalemlerinden, toplumsal gerçekçiliğin zirve isimlerinden Baldomero Lillo'nun içimi sızlatan eseri Toprağın Altında ile geldim bugün karşınıza. Eğer edebiyatın sadece güzel sözlerden ibaret olmadığını, aksine kanayan bir yaraya basılan tuz, zifiri karanlıkta yakılan bir meşale olduğuna inanıyorsanız; bu kitap tam da aradığınız şey olabilir.Lillo, bizi Şili'nin Lota kömür madenlerinin o zifiri karanlık, nefes kesici ve acımasız dehlizlerine doğru bir yolculuğa çıkarıyor. Yazarın kendi babasının da bir madenci olması, satırlara sinen o keskin kömür kokusunu ve çaresizliği iliklerinize kadar hissetmenizi sağlıyor. Kitabı okurken, çocuk yaşta madene inenlerin titreyen ellerini, ömrünü o karanlıkta tüketip yorgun düşmüş ihtiyarların bitkin gözlerini ve geride korkuyla bekleyen kadınların sessiz çığlıklarını adeta yanı başınızda duyuyorsunuz.Lillo'nun anlatımı o kadar canlı ve etkileyici ki; okurken madenin o boğucu havasını soluyor, kazmaların kayalara vurduğu o tok sesi sanki gerçekten duyuyorsunuz. Toprağın Altında, sadece bir hikaye değil; insan onurunun, sömürünün ve hayatta kalma mücadelesinin en çıplak, en acımasız belgeseli gibi. Edebiyatın gücünü kullanarak ezilenlerin sesi olan Lillo, bizi konfor alanımızdan çekip alıyor ve gerçeklerle yüzleştiriyor.Ancak, bu edebi şölenin tadını kaçıran, can sıkan bir durum var maalesef: Opera Yayınları'nın baskısındaki yazım hataları.Bir kitabın ruhu çevirisiyle can bulur, bedeni ise editörlüğüyle şekillenir. Ne yazık ki
1000Kitap
Toprağın AltındaBaldomero Lillo · Opera Kitap · 202327 okunma
Mr. & Mrs. Darcy Mysteries
8/10
·320 syf.·
2026 1. kitabı
Mr. & Mrs. Darcy Mysteries Serisinin 4. Kitabında Austen'ın karakterlerinden Darcylerin aksiyon dolu evlilikleri sürer. Darcy'nin baskıcı teyzesi Lady Catherine, amatör dedektif ikilisinin mecbur bıraktığı sorumluluğa taviz vermez biçimde odaklanırken, kendi işlerinden mahrum kalmıştır. Ya da, en azından, kendi kızının otoriter yönetiminden... Yeniden otoriter yönetime giren kızın kaçışıyla Darcyler devreye girer. Evlilik ve ölüm oyunlarının aldatmacalarla daha da karmaşık hale geldiği Mansfield köyünde, kaçan kuzenlerinin peşine düşerler. Olaylar ivme kazanır. Seriye 4. kitapla devam etmek yerine araya başka bir eserin dünyasını koymayı düşündüm. Ama kendimi yine bu seride buldum. Her şeyden olsun derken, her şeyden biraz biraz oluyor ve sanki bu durum, tüketim açlığını doyurmak yerine artırıyor. Bu seriye devam etmek ise insana iyi geliyor. Alıntılar: "İnsanın tanıdıklarına bakmadan bile onları görmesi kolaydır - çünkü aşinalık, küçümseme değilse bile, bir ilgisizlik doğurur. Beşer, insanları oldukları gibi değil, algısının veya hafızasının onları inşa ettiği biçimde görür." "Dünya, utanç verici davranışların sadece hoş görüldüğü değil, teşvik edildiği bir yer haline geldi." "Hayal kırıklığına uğramayı alışkanlık haline getirmedim." < "Görünüşe göre birçok düzgün genç kadın, hayatlarındaki ahlaksızlar ve Leydi Catherineler arasından geçerek mutluluğa giden tehlikeli bir yoldan geçmek zorunda kalıyor.” Kızına bakarak: "Asla böyle birine dönüşmeyeceğim," diye ilan etti. Mr. Darcy: "Hayır, dönüşmeyeceksin, çünkü bu senin doğanda yok." > ● Karakterler: • Elizabeth, Lizzy, algısı çok güçlüdür. Keskin gözlemcidir. • Fitzwilliam Darcy, sorun çözme ve liderlikte beceriklidir. Elizabeth'in saygısına layık bir hayat arkadaşı ve aşkıdır. • Lily-Anne Darcy, Darcylerin
Edebiyat
The Matters at Mansfield: Or, The Crawford AffairCarrie Bebris · Forge Books · 20081 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·252 syf.··
2025 14. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2025 16:02
Bu sefer Lilly ve Bay Ambrose, bizi Mısır’ın kavurucu güneşi, uçsuz bucaksız kumları ve soluksuz bırakacak bir maceranın tam ortasına sürüklüyor. Çünkü birileri, evet, Lord Daniel Eugene Dalgliesh’ten bahsediyoruz. Bay Ambrose’un tüccar kervanlarını yağmalamakla yetinmeyip adamlarını da öldürtüyor. Yetkililerden medet ummak mı.Bay Ambrose’un kitabında öyle bir şey yazmaz. O, işini kendi gören, adaleti kendi sağlayan biri. Kalbinde ve zihninde intikam ateşiyle doğuya doğru yola çıkarken, Lilly’nin varlığı onun için tam bir baş belası… ya da gerçekten baş belası mı . Sevgili feministimiz Lilly Linton, kılık değiştirme konusunu bir üst seviyeye taşıyor ve Bay Ambrose’un karısı olarak Mısır’a gidiyor. Ama tabii ki bu bir romantizm meselesi değil, çünkü Lilly’nin patronu duyguların varlığını reddeden Rikkard Ambrose. Bu tamamen stratejik bir hamle,Sonuçta tehlikeli haydutları yakalamak için iyi bir kamuflaj lazım değil mi . Ancak Lilly için bu görev sadece evli gibi görünmek değil, aynı zamanda aşık gibi davranmak anlamına da geliyor. İşte eğlence de burada başlıyor . Lilly ve Ambrose’un bitmek bilmeyen atışmaları, mecburi yakınlaşmaları ve gerginlikten çatırdayan ortam… kesinlikle harikaydı. Ambrose’un buz gibi soğuk tavırları, Lilly’nin patavatsız ve dik başlı halleriyle çarpışınca ortaya kahkaha attıran sahneler çıkıyor. İlk kitabı da çok sevmiştim ama aile meseleleri, balolar, Lilly’ye musallat olan talipler derken olaylar biraz dağılıyordu. Ama bu kitap Direkt aksiyona dalıyoruz. Ne gereksiz drama, ne fazla yan karakter sadece Lilly ve Ambrose, kavurucu bir çöl, tehlike, gerilim ve aralarındaki yakıcı çekim. Hikaye tamamen ikisine odaklanıyor. Birbirleriyle uğraşmaktan başka dertleri yokmuş gibi, üstüne bir de çöllerin ortasında hayatta kalmaya çalışıyorlar.
In the Eye of the StormRobert Thier · Robert Thier · 20163 okunma
9/10
·119 syf.··
Beğendi
·
2022 32. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2022 00:00
Yazarın ilk kitabı,1963 yılında dergilerde yayımlanan öykülerinden oluşmuş ve ‘Eski Bahçe' adıyla 1978 yılında basılmıştır. Yazarın vefat etmesinden sonra öyküleri Eski Bahçe ile birleştirilmiş, 'Eski Bahçe-Eski Sevgi' adında 1987 yılında çıkarılmıştır. Eski Bahçe kısmında 11, Eski Sevgi kısmında 12 öykü olmak üzere toplam 23 öykü yer almaktadır. Eski Sevgi bölümündeki 'Gökkuşağı, Rotterdam’da, Öğleden Sonra, Stein Alanı’ndaki Postanede, Papaz Kausch, Eski Sevgi' adlı 6 öykü Almanca yazılmış, yazarın ölümünden sonra, kardeşi Sezer Duru tarafından Türkçeye çevrilmiştir. Ayrıca Eski Sevgi bölümündeki 4 isimsiz ( Palmas, Yaşayanlar Ölenler, Berlin Saat 8:45 ,Eski Sevgi) öyküye başlıklar, ilk baskıyı yapan Ada Yayınları tarafından konulmuştur. Hikayelerinin konusunu yazar kendi hayatından seçerken ailesi, arkadaşları, yapmış olduğu seyahatler, sevdiği mekanlar ve tanıştığı kişileri hikayelerinin merkezine taşırken çocukluğunu yaşayamadan biryandan büyürken, korkularıyla yüzleşerek olgunlaşması, sevgi ilgi sıcaklık seks v.b. gibi duygu arayışı içinde olması, bu süreçte yaşadığı acı, karamsarlık, yorgunluk yalnızlık bitkinlik kaybolmuşluk, ölüme yakınlık, ölümü kucaklama duygularını ve 1980 Türkiye'sinin hissettiklerine öykülerinde yer vermiş; varoluş sorgulamalarını, sancılarını çok güzel bir şekilde yansıtmıştır. Tezer Özlü ile tanıştığım ilk eser olan Eski Sevgi Eski Bahçede yazarın hayata karşı olan tavrını yazım dilini, betimleme gücünü çok sevdim ve başarılı buldum. Okuduğum en iyi kadın yazarlar arasında yerini alırken Dönüş, Eski bahçe, Gabuzzi, Amerikalı Komşum Willy, Eski Liman ,Gökkuşağı, Yaşayanlar Ölenler, Berlin Saat 8:45, Rotterdam'da, 1980 Yaz Güneşi A./ B, Öğleden Sonra, Stein alanı’ndaki Postanede beni en derinden etkileyen hikayeler arasında yerini
Edebiyat
Eski Bahçe Eski SevgiTezer Özlü · Yapı Kredi Yayınları · 20244,295 okunma
6/10
·332 syf.·
2022 9. kitabı
Kitap Dünyamın günceli keşfet maratonunda okuma grubuyla okuduğum bir kitaptı. Hatta biraz geç bitirdim. Kitapta çok fazla karakter var. Yazar aslında çocukların kaçırılması, kadın cinayetleri, çocuk ticaretini işlemişti. Konusu, vermek istediği mesaj oldukça güzeldi. Ancak yazım konusunda aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Fazla karakteri olan kitaplar çok okudum. Severim de aslında. Ancak bu kitapta olay anında çok fazla karakterlerin kendi iç düşüncelerine yer verilmişti. Polis ve cinayet temalı bir kitap yazıp da bu kadar içe dönük olunca haliyle hem kitabın akışı kesiliyor hem de heyecan gidiyor. Bu iç konuşmalar da yer yer hoşuma gitse de çok fazla uzatılmıştı. Sanki uzatılmak için uzatılmıştı. Kısacası çok güzel bir konuyu yazar uzatayım derken birbirine karıştırmıştı. Bu durum bazı kitaplarda ustalıkla yazılırsa güzel olabilir ama bu kitapta değildi. Kitabın genel olarak konusuna gelecek olursak bir kadın evlatlık olduğunu öğreniyor ve gerçek ailesini araştırmak için bir dedektif tutuyor. Kitap, 1975 yılı ve günümüz arasında gelip gidiyor. Normalde çok severim farklı zamanları ele alan kitapları. Kitabın sonu da tahmin ettiğim gibi bitti açıkçası. Yine de daha farklı çıkmasını umdum. Böyle bir konuyu daha farklı işler dedim, bazı karakterlerin sonu çok havada kaldı. İsim benzerlikleriyle konuyu biraz daha karıştırmış. Ama hoşuma gitmedi. Belki de 2. bir kitap gelecek. Çünkü bunun sinyallerini gördüm. Ama alır mıyım? Sanmıyorum. *BURADAN SONRASI SPOİLER İÇERİR* Tracy kadın polisimiz. Emekli oluyor ve bir anda bir fahişenin çocuğunu parayla satın almaya karar veriyor. Çocuk için tüm birikimini alıyor ve kaçıyor. Bir polissin ve bir anda çocuk alıyorsun. Yasal yolları denemeden, bir anda kaçmaya başlıyorsun. Neden? Bir anda karar verdin
Edebiyat
Köpeğimi Alıp ErkendenKate Atkinson · Yapı Kredi Yayınları · 2015117 okunma
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2020 52. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 12 Ağustos 2020 22:28
The Raven Cycle, yüzyıllar önce ölmüş bir İskoç kralını arayan Gansey ve onun üç şövalyesiyle, ailesi medyumlarla dolu bir evde büyüyen fakat bir medyum olmayan Blue'nun bir gün Gansey'nin ruhunu görmesi ve o yıl içerisinde Gansey'nin öleceğini öğrenmesiyle birlikte -sözüm ona- bunu durdurmaya ve neden Gansey'nin ruhunu görebildiğini öğrenmeye çalışmasını anlatıyor. Sanırım bu seriyi çok uzun zamandır okumak istiyordum desem çoğunluk adına konuşmuş olurum. Kitabı dört yıldır okumayı beklediğimi göz önünde bulundurunca kitaba karşı büyük bir beklenti içine girmiş olmama hak verirsiniz herhalde. Seriye başlamadan önce işte tam da bu sebepten çeşitli çekincelerim vardı fakat en büyük korkum The Raven Cycle'ın basit bir YA kitabı olmasıydı. Neyse ki kitaba başlayınca boşuna evham yaptığımı anlamış oldum. The Raven Cycle yirmi yıllık hayatımda okuduğum en iyi serilerden biri. Bitmemesi için çok uğraştım -lol - ve seriyi bitirdiğimden beri de hayatımda kocaman bir boşluk oluştu. Öncelikle yazar, müthiş bir kurgu hazırlamış. Medyumlar, büyülü ormanlar, rüyalarda gezebilen insanlar... İlk kitabı bitirdiğimde ben nasıl bir bataklığa düştüm böyle dediğimi çok net hatırlıyorum. Başka bir kitapta okusak, klişe ya da cringe gelebilecek olayların bu seri içine yerleştiriliş şekline hayranım. Asla eskimeyecek, etkisi asla geçmeyecek serilerden biri oldu benim gözümde. Ayrıca Maggie Stiefvater'ın dört kitaplık bu koca seriyi sanki tek kitapmış gibi tasarlaması ve yazması benim çok hoşuma gitti. Hastasıyım böyle serilerin. -bknz: Kralkatili Güncesi- Bütün bu övgüye rağmen seride yazara anlam veremediğim iki yer oldu. Birincisi, ilk kitabın başı. Yazar nedense seriye hiçbir şey anlatmayarak başlamaya karar vermiş. The Raven Boys'a başlarken baya körlemesine ilerledik kitapta. Ne olup
Blue Lily, Lily BlueMaggie Stiefvater · Scholastic Press · 20143 okunma