Hayat bir sahnedir, denir. Görünüşe bakılırsa çoğu insan bu düşünceye takılıp kalmaz, en azından benim gibi erken bir yaşta. Çocukluğumun sonuna doğru, bunun böyle olduğuna ve kendi gerçek benliğimi hiç göstermeksizin sahnedeki rolümü oynamam gerektiğine kuvvetli inanmıştım. Belki de yanılıyorum diye aklımın bir köşesinde hafiften kuşku duysam da, had safhada nahif bir tecrübe yoksunluğunun eşlik ettiği bu inanca sahip olduğumdan beri, bütün insanların bu yollu yaşadığından emindim. Oyun sona erse bile perde iner ve seyirciler oyuncu hiçbir zaman makyajsız görmezler diye de iyimser bir inanç içindeydim. Genç öleceğime dair içimdeki kanaat, bu inancı meydana getiren parçalardan biriydi. Zamanla bu iyimserlik yahut daha iyi söylemek gerekirse, uyanıkken görülen bu düş, gaddarca bozulacaktı.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bu oydu. Bir an kadar gördüğüm yüzü, sisli kafamda bir şimşek gibi çakmıştı. Bu, yabankedisi kürkünün içinde, soluk yüzü, siyah gözleri ve uzunca burnu ile, sergide gördüğüm resmin ta kendisi, "Kürk Mantolu Madonna"ydı. Yüzünde o kendine mahsus hazin ve bıkkın ifade ile, etrafının farkında değilmiş gibi yürüyordu.
Bu oydu. Bir an kadar gördüğüm yüzü, sisli kafamda bir şimşek gibi çakmıştı. Bu, yabankedisi kürkünün içinde, soluk yüzü, siyah gözleri ve uzunca burnu ile, sergide gördüğüm resmin ta kendisi, "Kürk Mantolu Madonna"ydı. Yüzünde o kendine mahsus hazin ve bıkkın ifade ile, etrafının farkında değilmiş gibi yürüyordu.