İnsan yanında biri olmazsa delirir.
kim olduğu hiç önemli değildir,
yeter ki yanında olsun, ağlamaya başladı.
- Sana bir şey diyeyim mi ?
- İnsan çok uzun süre yalnız kaldı mı hastalanır,
yalnızlıktan hastalanır !
Oraya gitme demedim mi sana ?
Seni yalnız ben tanırım demedim mi ?
Demedim mi bu yokluk yurdunda,
hayat çeşmesi benim ?
Bir gün kızsan bana, alsan başını, yüz bin yıllık yere gitsen, dönüp kavuşacağın yer benim demedim mi ?
Demedim mi şu görünene razı olma,
demedim mi sana yaraşır otağı kuran benim asıl,
onu süsleyen, bezeyen benim demedim mi ?
Ben bir denizim demedim mi sana ?
Sen bir balıksın demedim mi ?
Demedim mi o kuru yerlere gitme sakın ?
Senin duru denizin benim demedim mi ?
Kuşlar gibi tuzağa gitme demedim mi ?
Demedim mi senin uçmanı sağlayan benim ?
Senin kolun kanadın benim demedim mi ?
Demedim mi yolunu vururlar senin ?
Demedim mi tövbeni bozarlar senin ?
Demedim mi soğuturlar seni ?
Oysa senin ateşin, sıcaklığın benim demedim mi ?
Türlü şeyler derler sana demedim mi ?
Kötü huylar edinirsin demedim mi ?
Ölmezlik kaynağını kaybedersin demedim mi ?
Yani beni kaybedersin demedim mi ?
Söyle, bunları sana hep demedim mi ?
Acının belli bir evresine geldiğinde hissettiğin aşk ve acı nefrete dönüşür, sonraki evre ise hissizliktir.
hissizliğe geldiğinde acı ve aşk biter..
nötr, boş, eksik ama daha huzurlu ve daha dingin hissedersin.. bu yüzden acının geçmesi için, onu yenmek için yeterince çekmen gerekir.. sonuna, dibine kadar ! seni hissizleştirene, en dipte olduğunu fark edip ivme kazanmaya ve yükselmeye başlayana kadar..
çünkü her acının bir son kullanma tarihi vardır !