Din adamları ve din alimleri, dini öğretileri ve Kur'an tebliğlerini yine dine dayalı ön düşüncelerle öğrenmişler ve doğal olarak öğrendikleri bu dini bilgilerine ve görüşlerine sadık kalarak yorumlamışlar ve bu yorumları da asırlardır insanlara aktarmışlar ve halen aktarmaktadırlar. Her görüş ve yorum mutlaka değerlidir, fakat mutlak doğru bilgi sadece Allah katında olduğuna göre, insan olarak her görüş ve yorumda doğru ve yanlış veya eksik doğru ve eksik yanlış daima bir aradadır. Çünkü insan olarak nereden geldiğimiz ve nereye gideceğimizin bilgisizliği içinde, diğer bir ifade ile iki bilinmeyen arasında yaşıyor ve her şeyi kendimize göre, mantığımıza göre yorumluyoruz. Bu yorumlarımız iyi niyetli olabildiği gibi, bazen de menfaatlerimiz çerçevesinde de olabilmektedir. Ayrıca ne kadar iyi niyetle ve geniş bir bilgiye de dayansa, biz yaratılmışların mutlak doğru veya yanlışa ulaşmamız mümkün değildir. Dolayısıyla tüm canlılara ve doğaya zararlı olmayan, samimi, iyi niyetli ve yapıcı olan her görüş önemlidir ve dikkate alınmalıdır.