Böyle anlarda, diz çökmenin tatlı bir kurtuluş olduğuna beni inandırmak isteyen bir şeytan fısıldıyordu kulağıma:
Dizlerimi kırsalar da diz çökmem, demiştin ama baksana... Nasıl da mutlu inananlar.
Sayfa 75 - Meira Shavit/Maria Rosenfeld·Kitabı okudu
Tanrı yalnızca kiminle konuşur?
Benimle değil.
...
Tanrıları, haddini aşıyordu ama onların tanrılarının aksine ben gerçektim. Etten kemiktendim bu savaşta.
Sayfa 66 - Meira Shavit/Maria Rosenfeld·Kitabı okudu
O kadar ki, konuşmamızın sonunda gene de hiçbir şey bilmediğimi gördüm. Doğrunun ne olduğunu bilmedikçe, doğruluğun iyilik olup olmadığını nasıl kestirebiliriz?
-Güzel söylüyorsun Kephalos, ama şu senin doğruluk dediğin şeyi nasıl anlayacağız? Bu sadece doğruyu söylemek ya da alınan şeyi geri vermek midir? Böyle davranmak doğru da olabilir, eğri de. Örneğin aklı başında bir arkadaştan silahını alsak, bu arkadaş çıldırsa, emanetini de geri istese, vermek doğru mudur? Geri verene doğru adam denebilir mi? Bir çılgına, gerçeği olduğu gibi söyleyene de doğru adam denemez...
Hanımefendiler ve beyefendiler, barışı sevmiyorum!
Hepimize ölüm diliyorum!
Ama kolay olanı değil, aksine daha zor bir ölümü... işkenceyi yeniden getirmeli, evet: İşkence!
İşkence altında suç itiraflarının sayısı yetmez, çünkü insan kötüdür!