Zamanı düşünce silsilesinde durdurmak mı ???
Puan vermedi·50 syf.·
2026 21. kitabı
Merhaba , edebiyat dünyasına çok taze ve etkileyici bir adım atan yazarımızın ilk kitabını incelemeye çalışacağım. Karakterlerin eylemlerinden ziyade düşüncelerin, içsel sorgulamaların ve zamana meydan okuyan felsefi aforizmaların yönettiği bu eser, adeta roman kılığına bürünmüş bir deneme niteliğinde. Kitapta dikkat çeken ilk katman , bireyin kendi kibri ve sınırları üzerinde kurduğu o katı ajanda. İnsan dışarıdaki risklere karşı kendini güvende hissetmek için etrafına 'kontrollü parantezler' açıyor , ancak bu parantezler zamanla kendi hapishanesine dönüşüyor. Bu duygu baskın olarak yansıtılmış. Eserin en güçlü olduğu tematik alanlardan biri de şüphesiz 'zaman' kavramı . Zaman çoğu yerde bir zihinsel direniş biçimine dönüşüyor. Yazar işte tam bu direnişin ortasında ; acılarla , çelişkilerle, anlaşılmayı isteyen bir karakter yaratmış . İlk kitaptan beklenemeyecek kadar olgun ve keskin, bir dil var. Eğer bu kitabı soluk soluğa bir macera veya klasik bir olay hikayesi okumak için elinize alırsanız hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. Ancak her sayfada durup düşünmek, altını çizdiğiniz cümlelerin üzerine şerhler düşmek istiyorsanız mutlaka okunmaya değer, başarılı bir eser. Kendi içsel labirentlerinizde kaybolmaya hazırsanız , kesinlikle listenize eklemelisiniz . Keyifli okumalar.
İnceleme
BuluşmaOğuzhan İsmail Varol · 40 Kitap · 20253 okunma
10/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
Emanet Bu kitabı öyle çok sevdim ki şimdi size de anlatmaya geldim, lütfen okuyun olur mu ? Bazen bazı kitaplar vardır, okurken hikâyeden çok duygular kalır insanın içinde. İşte bu kitap benim için tam olarak öyle oldu. Sayfaları çevirdikçe sanki biri karşıma oturmuş da bana hayatının en kırılgan, en gerçek yanlarını anlatıyormuş gibi hissettim. Hikâyenin merkezinde geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalan bir kadın var. Yasemin.. Yıllardır içinde taşıdığı kırgınlıklar, kayıplar ve yarım kalmış duygularla yaşamaya çalışırken bir gün karşısına çıkan küçük bir el yapımı kutu her şeyi değiştirmeye başlıyor. Bu kutu aslında geçmişten kalan bir emanet… İçinde sadece eşyalar değil; mektuplar, hatıralar ve yıllarca dile getirilememiş duygular saklı. Kutuyu açtıkça yalnızca geçmişin kapıları aralanmıyor, aynı zamanda ailesiyle, hayatındaki insanlarla ve kendi benliğiyle olan bağlarını da yeniden sorgulamaya başlıyor. Her sayfada biraz daha geçmişe gidiyoruz; kayıplara, özlemlere ve insanın kalbinde sessizce taşıdığı o duygulara. Kitabı okurken sık sık durup düşündüğüm oldu. Geçmişimiz gerçekten geride mi kalıyor, yoksa bir şekilde hep bizimle mi geliyor? Yazar bunu öyle sade ama içten anlatmış ki bazı cümlelerin altını çizmemek gerçekten zor. Ben bu kitabı okurken hem biraz hüzünlendim hem de içimi tuhaf bir sıcaklık kapladı. Sanki insanın kalbine yavaşça dokunan, sessiz ama etkili bir hikâye gibi. Kısacası ben çok sevdim ve gerçekten gönülden öneriyorum. Eğer duygusu olan, insanın içine işleyen hikâyeler okumayı seviyorsanız bu kitabı mutlaka listenize ekleyin derim. Bence uzun süre akılda kalan kitaplardan biri. @bigeguvenkizilay #cansununkitapligi #kitap #emanet #okudumbitti #books
EmanetBige Güven Kızılay · Hayy Kitap · 20211,003 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2026 37. kitabı
​"Mükemmel Çift" diye bir şey gerçekten var mı, yoksa sadece iyi oynanmış bir rol mü? ​Ruth Ware’in kaleme aldığı Mükemmel Çift ile soluk soluğa bir serüvene daldım! Hikayemiz, akademik kariyerinde tıkanmış ve ilişkisi çatırdamakta olan Lyla’nın, erkek arkadaşı Nico ile birlikte büyük ödüllü bir reality şov için egzotik bir adaya gitmesiyle başlıyor. Her şey bir tatil rüyası gibi başlasa da, şiddetli bir fırtınanın adayı dünyadan koparmasıyla ortam bir anda kâbusa dönüşüyor. ​İletişim yok, sınırlı kaynaklar ve hayatta kalma mücadelesi... İnsanlar bir araya gelince sırlar da yavaş yavaş dökülmeye başlıyor. Lyla, bu yarışmanın artık sadece bir büyük ödül meselesi olmadığını, aslında bir "ölüm-kalım oyunu" olduğunu fark ettiğinde iş işten çoktan geçmiş oluyor. ​Agatha Christie'nin o meşhur "On Kişiydiler" klasiğini modern bir reality şov atmosferinde yeniden okumak gibi! Tempocu hiç düşmeyen, ters köşe dolu, psikolojik gerilimi iliklerinize kadar hissettiren bir kurgu olmuş. Gerilim sevenler listenize mutlaka ekleyin! ​Sizce bir adada hayatta kalmaya çalışırken kime ne kadar güvenebiliriz? Yorumlarda buluşalım!
Mükemmel ÇiftRuth Ware · The Kitap · 202681 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2026 52. kitabı
Byung-Chul Han’ın Zamanın Kokusu adlı eseri, modern insanın zamanla olan sancılı ilişkisini geleneksel "hızlanma" teorilerinin ötesine geçerek ele alan, sarsıcı bir çağ eleştirisidir. Kitap, günümüz dünyasındaki krizin sadece her şeyin çok hızlı akmasından değil, zamanın kimyasal ve yapısal olarak bozulmasından kaynaklandığını savunur. Genellikle modern çağ dendiğinde akla gelen ilk şey "hız" olur. Ancak Han, kitabın hemen başında ezber bozan bir tespitte bulunur. Bugünün zaman krizi bir hızlanma krizi değildir. Hızlanma çağının çoktan bittiğini belirten yazar, içinde bulunduğumuz durumu diskroni (zamansal bozulma/aksaklık) olarak tanımlar. Zaman, artık geçmişten geleceğe doğru akan anlamlı bir nehir ya da bir çizgi değildir. Zaman parçalanmış, minik anlara ve noktalara bölünmüştür. Her bir an, kendi içine kapalı birer "nokta" haline gelmiştir. Han buna zamanın atomlaşması diyor Eskiden zamanın bir ritmi, bir töreni veya bir yönü vardı (örneğin dinsel zaman, tarihsel ilerleme zamanı). Nokta-zaman haline gelen günümüz zamansallığında ise bir yön yoktur. Zaman adeta amaçsızca kendi etrafında dönüp durmaktadır. Hayatın çok hızlı aktığı yönündeki yaygın his, aslında zamanın yapısal olarak tutunacak bir çapa bulamamasından, yani yönünü kaybetmesinden kaynaklanır. Bir yere varmayan, ritmi olmayan bir zaman, insana kaçıp gidiyormuş hissi verir. Kitaba adını veren "Zamanın Kokusu" metaforu, felsefi anlamda süreçsel derinlik, süreklilik ve anlam ile ilgilidir. Bir şeyin kokusunun olabilmesi için onun havada kalması, durması ve bir süreye sahip olması gerekir. Nokta haline gelmiş, bir diğer anın hemen üzerine basıp geçtiği dijital ve enformasyon çağında zamanın "kokusu" kalmamıştır. Han'a göre anlatılar zamana koku verir. Dinler, mitler, büyük ideolojiler veya kişisel yaşam
Zamanın KokusuByung-Chul Han · Metis Yayınları · 20181,384 okunma
Daisy Jones
10/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
70lerde harika işler yapan ve hit şarkılara imza atan bir grup. Peki bu grup nasıl bir araya geldi? Fikir alışverişleri ve karar alma dengesi nasıldı? En önemlisi bir grup olarak aralarındaki ilişki ne kadar iyiydi? Tüm bu soruları cevaplayan bir belgesel ile başlayan kitap; grubun ilk günlerine yolculuk ile devam eder. 70ler dönemini, tarzını ve müzik ile ilgili konuları seviyorsanız kesinlikle öneririm. Kitabın bir dizi uyarlaması ve elbette harika şarkıların çalma listesi de mevcut. Daisy Jones ve The Six
Daisy Jones ve The SixTaylor Jenkins Reid · Yabanci Yayinlari · 20221,594 okunma
9/10
·432 syf.··
2026 5. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 11:20
Eğer kendi çapımda her Türk gencinin okuması gereken kitaplar başlıklı bir liste hazırlamam gerekseydi kesinlikle bu listenin başlarına bu kitabı alırdım. Yıllarca Osmanlı'nın yıkılmasında en büyük etkene sahip olan ajanın Lawrence olduğu söylendi ve anlatıldı bize, nitekim payı da var lakin dönemin cinsiyetçi tavrını da düşünürsek Gertrude Bell'in Lawrence'dan çok daha ciddi ve kritik öneme sahip olduğunu fakat yeterince tanınmadığını anlamamız gerekir. (Kitapta da zaten bu konuya değinilmiş.) Kitapta Gertrude Bell'in hayatı ve faaliyetleri ciddi bir şekilde ele alınıp inceleniyor fakat sanılanın aksine eser sadece bir biyografi kitabı değil. Dönemin Orta Doğusu, Osmanlı Devleti'nin son dönemleri, İngilizlerin Orta Doğu üzerindeki emelleri, dönemin Arap Şeyhleri ve aralarındaki iletişimler, Türklerin ve Osmanlı'nın bölgedeki durumu, Kürt meselesi, Kral Faysal ve Irak da ciddi şekilde kaleme alınmış. İngilizlerin Orta Doğu'yu adım adım nasıl parçaladıklarını ve sömürge haline getirdiklerini çok net bir şekilde görebilirsiniz. Kitabı okuyup bitirdiğinizde 100 yıl önce Orta Doğu'da yapılanların bugün hala farklı piyonlar üzerinden aynı şekilde ülkemizde ve bütün Orta Doğuda uygulandığını görüyorsunuz. Günümüz Orta Doğusunu da anlamak için güzel bir eser.
Sınırları Çizen KadınTaha Niyazi Karaca · Kronik Kitap · 2018284 okunma