Puan vermedi·192 syf.··
2026 22. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 01:59
​"Bekle Beni" is the last book of Zülfü Livaneli. Previously I read "Rüzgarlar Hep Gençtir". After this book, I understand the opinion of the author very well. Actually, the author gives us his life through the characters of the book. Selim and Leyla's lives pass with many challenges. Selim has problems in the country. He is a thoughtful, philosophical person. Because of his opinions about the government, he is punished in prison. Therefore, he has to leave his family for a long time. In his country, different ideas are against the government. Freedom is restricted. If you want to be free, you should be silent about injustices. However, Selim takes all of the risks and leaves his family, and the most important thing, which is "his family". I can understand Livaneli gives us messages about his life and his challenges. Because he lived the same thing because of his opinions. I like this book because it sheds light on Turkey in the 1960s.
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518,4bin okunma
Puan vermedi·322 syf.··
2026 50. kitabı
Ulu Hakan, Gök Sultan,kimine göre kızıl sultan(şiddetle karşı çıktığım itham) Sultan Abdülhamid'in tahttan indirilişi sonrası vaziyetinin usta kalem Livaneli'nin kendine has akıcı üslubu ile okuyucu ile buluşması. Hem devrik sultanın korkuları, siyasibakış açısı hem de devrin durumu hakkında bilgi sahibi olunması için okunması gereken eserlerden. Şiddetle olmasa da tavsiye ederim.
Kaplanın SırtındaZülfü Livaneli · İnkilâp Kitabevi · 202415,6bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
8/10
·183 syf.·
2026 34. kitabı
Zülfü Livaneli ‘den Son Ada Son Ada, okuyunca yabancılık çekmeyeceksiniz! Roman, her şeyden uzak, sakinlerinin kendi koydukları yazısız kurallarla, doğayla tam bir uyum içinde yaşadığı cennet gibi bir adada başlıyor. Benim için bu ada, sadece coğrafi bir mekan değil; insanın hırslarından arındığında ulaşabileceği o saf, barışçıl yaşamın bir sembolüydü. Ancak adaya "Başkan" olarak anılan eski bir diktatörün taşınmasıyla işler değişiyor. Livaneli’nin buradaki gözlem yeteneğine hayran kalmamak elde değil. Yazar, gücü elinden alınmış ama zihniyeti hala aynı kalan bir liderin, en huzurlu topluluğu bile adım adım nasıl manipüle edebileceğini o kadar gerçekçi işliyor ki, okurken içimdeki o huzur hissinin yerini yavaş yavaş bir tedirginliğe bıraktığını hissettim. Kitapta beni en çok sarsan şey, kötülüğün adaya bir anda ve silahlarla gelmemesi oldu. Her şey "düzen getirmek", "Daha modern, daha güvenli kılmak" gibi son derece masum ve rasyonel görünen kararlarla başlıyor. Başkan’ın adadaki martılarla başlattığı o anlamsız savaş, aslında doğaya ve dolayısıyla insanın kendi özüne açtığı bir savaştı. Livaneli bize şunu çok net gösteriyor: Doğanın dengesine müdahale ettiğiniz an, zincirleme bir felaketi de kendi ellerinizle başlatmış olursunuz. Hikayeyi isimsiz bir ada sakininin ağzından dinlemek, olayların içine çekilmemi daha da kolaylaştırdı. Kendimi sık sık adalıların yerine koyarken buldum. Bir topluluğun, sırf huzuru bozulmasın diye küçük tavizler vererek nasıl adım adım özgürlüğünden vazgeçtiğini izlemek hem hüzünlü hem de ürkütücü bir deneyimdi. "Bana dokunmayan yılan bin yaşasın" mantığının, günün sonunda o yılanın herkesi sokmasıyla bittiğini bir kez daha acı bir şekilde gördüm. Son Ada, sadece bir adanın yok oluş hikayesi değil; demokrasinin, özgürlüğün ve çevre
Son AdaZülfü Livaneli · İnkılâp Kitabevi · 202462,2bin okunma
Kaplan'ın Sırtında – II.Abdülhamid'i Anlamak
Puan vermedi·324 syf.··
2026 24. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 11:41
Zülfü Livaneli Kaplanın Sırtında kitabını okuyup birdim. II. Abdülhamid bizim tarihimizde hep ya "çok kötü" ya da "ulu hakan" diye ikiye bölünür ya, bu kitap o kuplaşmadan sıyrılıp gerçekten o koltukta oturan "insan"ı anlamaya çalışıyor. Abdülhamid, imparatorluğun en dağılmış, en zayıf döneminde tahta geçmiş. Kabul edelim ki; askeri ve teknolojik olarak dünya çoktan bizi geride bırakmış. Kitapta da çok güzel anlatıldığı gibi, o dönemde bir savaşa girmek, imparatorluğun sonunu daha hızlı getirecek bir intihar gibiymiş. Abdülhamid de bunu çok iyi bildiği için, elindeki kısıtlı imkanlarla, zekasını ve diplomasiyi kullanarak o süreci uzatmanın, imparatorluğu ayakta tutmanın yollarını aramış. Tabii ki yaptığı hatalar, baskıcı tutumları, o dönemin şartları altında tartışılabilecek çok fazla kararı var. Ama "vatan haini" diyerek kestirip atmak, bence o günkü zorlukları, o büyük çaresizliği görmezden gelmek olur. Kendi şahsi servetini bile devletin bekası için ortaya koyabilecek kadar devlete bağlı birinden bahsediyoruz. Kaplanın Sırtında kitabı Adülhamid'i ne yerin dibine sokuyor ne de göklere çıkarıyor. Sadece o "kaplanın sırtında" yolculuk eden, ağır bir sorumluluğun altında ezilen ama akıllıca politikalarla imparatorluğu otuz üç yıl boyunca bir arada tutmaya çalışan bir adamın anlatıyor. #306671697 Tarihe siyah–beyaz bakmak yerine, dönemin şartlarını göz önüne alarak biraz daha objektif bakmak isteyenler için güzel bir kitaptı.
Kaplanın SırtındaZülfü Livaneli · İnkılâp Kitabevi · 202215,6bin okunma
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 00:00
Nasıl anlatılmalı ki bu kitap. Beni fazla etkiledi. Okurken ilk düşündüğüm şey sosyal kimliklerimize o kadar bağlanıyoruz ki insan olmayı unutuyoruz sanki. Hatta o kadar çok bağlanıyoruz ki sosyal kimliğimizin dışındaki insanların insan olduğunu unutuyoruz. Hikayemiz bir ölüm haberiyle başlıyor. Anlatıcımız İbrahim’in çocukluk arkadaşı Hüseyin’in ölümüyle. Ölümün nedenini merak edip eski yaşadığı şehre yani Mardin’e giden İbrahim burada Hüseyin’in ölümünün perde arkasını öğreniyor. Tek ölümü de değil ayrıca Ezidi’lere gösterilen zulümden de bahsediliyor. Nasıl bir dehumanizasyonla (insandışılaştırma) baş ettiklerini okuyoruz. Çok spoiler vermek istemediğim için kısaca bahsettim. Ama gerçekten beni fazlasıyla etkileyen bir kitap oldu. Biraz da hayatın gerçeklerini bilelim. Tavsiye ediyorum mutlaka okumalısınız. Zaten hikayenin içine çekiliyorsunuz fazla akıcı da bir dili var. Ek olarak: Ahmet Ümit ile Livaneli’nin anlatım tarzının ne kadar benzediğini düşünmeden de edemedim.
1000Kitap
HuzursuzlukZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2017117,8bin okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2026 3. kitabı
·
45 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 11:31
Zülfü Livaneli' nin kitaplarını seven bir okur olarak bu kitap beni pek bı tatmin etmedi çok yüzeysel kaldığını düşünüyorum anlatılmak istenenler, olaylar. Livaneli' den daha derin yazılar beklemiştim o yüzden bu kitap beni biraz hayal kırıklığına uğrattı. Kitap, sağ sol çatışmasının en ateşli zamanlarından bahsetmekte bir nevi Livaneli' nin hayatından da izler yer almaktadır, tamamen değil ama benzerlikler olduğunu ifade etmektedir yazar. Bu çatışmanın sonucunda bölünen ailelerin dramlarını, ayrılmak zorunda kaldıklarını, sadece kitap okuyorsun diye hapse girildiğini o karanlık günleri anlatmaktadır kitap. O günleri yaşayan yazardan otobiyografik bir kitap olmadığı ama benzer hayatları yaşadığını söylemektedir. Yazarın Serenad, Kardeşim Hikayesi ve Balıkçı ve Oğlu kitaplarını okumuş ve çok beğenmiş biri olarak beni çok tatmin etmedi yazarın bu kitabı.
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518,4bin okunma