"Etrafınıza bakın ve bana halkın yoksulluğundan etkilenen bir idareciyi ya da Fin köylusünü eğitmek için beynini yormak isteyen bir akademisyeni gösterin. Vatanının çıkarları ile kendi maaşları, imtiyazları arasında seçim yapmak gerektiğinde vicdanı susan kalabalıklardan bahsetmiyorum bile..."
"Peki aranızda kaç tane dürüst, vicdanlı tüccar var? Aranızda dürüst aşçılar, vicdanlı duvar ustaları, mimarlar, demirciler var mı? En çok hangi mesleği takdir ediyorsunuz? Avukatlarınız, milletvekilleriniz, gazetecileriniz ülkenin gururu olarak sayılabilir mi? Ne istiyorsunuz? Eğer aranızda dürüst bir çoban bile bulamıyorsanız, örnek papazların olmamasına neden şaşırıyorsunuz? Kiliseniz kendinizsiniz. Rahipleriniz de kendinizsiniz. Sizin hamurunuzdan yoğrulmuşlardır."