Gülümseyişin maviydi belki biraz laciverte çalıyor, derin bir okyanus misali, derin fakat bir o kadar uzaktı ki sanki gökyüzü kadar.
Gözlerinde gördüğüm ruhun kırgın, parça parça dağılmış, yıldız tozları gibi birer birer ışıltıydı. Akan birer damlaydı. Ruhunun parçasıydı belki de.
Ellerine, parmak uçlarına mürekkep damlaları değmiş, defterin bitmemiş belli ki.
Ya da yeni bir sayfa açmışsın, kapatabildiysen oysa eskisini.
Eski geçer mi, zaman yarayı iyileştirir mi, sahi unutulur mu yaşananlar?
Kırmızı misali vurgulu tonlarda anılar silinir mi öyle zihinden?
Birden akıp gider mi her şey kum saati taneleri gibi.
Gitse, gittiği yolu unutur mu?
Hadi diyelim unuttu, hatırlatmaz mı dizeler, saklı kalmış oncası... Yok olup gider mi duygular?
Yol çıkıyorsa sonunda aynı yere hem, gitseler ne yazar?
Söylesene şimdi, söyle bir kelime, bir sonsuzluk sende...
Kalmış gitmiş öylece, bu gece.
Ecem Candan
07.10.2024