E.C.

E.C.
@llllarossa
Vazgeçilmemiş hayallere, yazılmamış şiirlere ve geceye...
Ayaklarımın altından dalgaların alıp götürdüğü kum taneleri gibi geçiyor saniyeler. Her şey daha hızlı, dalgalar daha sert vuruyor kıyıya. Sanki sahili dövüyor, rüzgâr esiyor sonra güneş batmak üzere kavuruyor tenimi. Gökyüzü kızıla çalıyor ve ay doğmak üzere. Koşuyorum, daha hızlı daha hızlı... Ve dünyanın sonuna varacakmışçasına hırsla koşuyorum. Bacaklarım titremeye başlıyor. Nefes nefese kalmışım, elim göğsümde. Kalbim o kadar hızlı çarpıyor ki saniyelere inat küt küt vuruyor, göğüs kafesimi parçalayacak sanıyorum. Sanki her an çıkacak dinlenmek için. Kendimden çok uzaklaşmıştım bulmaya çalışıyorum, arıyorum. Sanırım yanlış kıyılarda kayboluyorum. Kaçıyorum, uzaklaşıyorum her şeyden ve soluklanıyorum. Nefesim rüzgâra karışıyor ve lacivert göğe bakıyorum, beyaz kuş sürüsü geçip gidiyor. Kıyıda bir tekne iskeleye bağlı duruyor ve bir silüet kimin olduğunu bilmediğim. Kıyıya gelmişim dalgalara aitim diye düşünüyorum. Duruyorum. Maviye bırakıyorum kendimi ve dalgalar alıp götürüyor bedenimi...
Hayata Dair
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Artık ne hissettiğimi bilmiyorum, sadece çok canım yanıyor. Ruhumun yorulduğunu, dingin ve huzurlu hâlini kaybettiğini hissediyorum. Korkuyorum. Elimden geleni yaptım her konuda biliyorum, bir şeyleri zamana bırakmak daha zor olur bazen. Geceye bir kaç gözyaşı ve karmaşa bırakıyorum. Benim yaşadıklarımı yaşayacağını biliyorum. Umudum bitmeye yakın, bir anka gibi küllerimden doğacağım. Her son yeni bir başlangıçtır biliyorum fakat yorgunum.
Duygu ve Düşünce
Tor Zireael
Avallac'h aynı sözleri söyler söylemez gölün sularının altından o minik siyah kuşlar çıkageldi hızla; kış boyunca suyun derinlerine sığınmışlardı. Çünkü âlimlerin bugün bildiği gibi kırlangıçlar diğer kuşlar gibi sonbaharda gidip ilkbaharda dönmezler, onun yerine küçük pençeleriyle tutunur ve koca bir kütle oluşturup suyun dibine çökerler. Bütün kışı orada geçirir ve bahar gelince suyun derinlerinden uçarak yükselirler. Çünkü bu kuşlar, yalnızca baharın simgesi ve umudu değil, aynı zamanda lekesiz duruluğun bir örneğidir çünkü toprağa oturmaz, dünyevi kir ve rezillikle bir teması olmaz artık, "Lakin biz gölümüze dönelim: Daireler çizen minik kuşlar bize göründüler, küçük kanatlarıyla sisi dağıttılar ve sislerin arasından hiç beklenmedik bir anda muhteşem, büyülü bir kule belirdi ve bizler şaşkınlıktan âdeta iç geçirdik. Bu kule buğuyla örülmüş gibiydi, hava akımı temelini oluşturuyordu ama tepesi ışıltılı ışık huzmelerini, büyülü Aurora borealis'i taç misali giymişti. Gerçekten de o kule, insan zekasının kavrayamadığı güçlü bir büyü sanatıyla yapılmış olmalıydı. "
Sayfa 427·Kitabı okudu
Alıntı
Ciri hayatta...
"Cintra kraliçelerinin kanı," diye başladı Crach, "tuhaf bir biçimde denizle bağlantılıdır. Bu kanı taşıyan bir kadın öldüğünde denizde gerçek bir cinnet durumu başlar. Ard Skellige'nin, Riannon'un kızlarının ardından gözyaşı döktüğü söylenir. Fırtına öylesine kuvvetlidir ki batıdan bastıran dalgalar aralıklardan ve boşluklardan doğu tarafina geçer ve kayalıklardan ansızın tuzlu sular fişkırır ve bütün ada sarsılmaya başlar. Basit halk bunu şöyle yorumlar: Ard Skellige hüngür hüngür ağlıyor. Yine biri öldü. Riannon'un kanı öldü. Kadim Kan."
Sayfa 415·Kitabı okudu
Alıntı