Hayattaki karşılaştıklarımız isteklerin giderilmemesinden veya bastırdıklarımızdan mı ibaret?
Ya da
Çocuklukta öğrenilenler mi hayatımızı şekillendiren?
Bastırmaya farklı bakış açısıyla bakmak isterim.
İsteklere ulaşmayı bekleme ve çaba kavramıyla ele alsam.
İnsan, isteklerine ulaşma doğrultusunda beklemeyi ve çabalamayı nasıl öğrenecek?
Beklemenin altında yatan duyguları yönetmeyi ve emek verilenin değerli olduğu duygusuna sahip olmayı nasıl öğrenecek?
Bazı yaklaşımlarından anladığım biraz şey gibi 'armut piş ağzıma düş'.
Psikanalizin kurucusu Freud. Psikanalizle bağdaşmasının, kendi hayatından yola çıkarak oluşturduğu bir kuram olduğunu ve kitaba da bu kuramla birlikte kendi aşk hayatını yansıttığını düşünüyorum.
Farklı kuramların öncüleri ondan kısmen etkilenmiş olsa da, onun düşüncelerinden ilham alınması ve farklı düşüncelerin ortaya çıkması başlı başına önemli bir başarı.
Determinist yaklaşımından dolayı mıdır bilmiyorum ama kitaptan beklediğim doyumu almadım.
Bana çok şey geliyor bazı determinist yaklaşımlar, sanki sorumlulukları geçmişe atfetmek gibi.
Bu bir kaçış değil mi? Ya da böylesi mi kolaylarına geliyor?
Hayat bazı şeyleri bize tekrardan öğretemez mi?
Psikanalizi bir başka insan temsil etseydi nasıl bir şeye evrilirdi merak etmiyor değilim.