Ödüllü kitapları okumayı seviyorum. Okurken, 'Acaba neden ödüle layık görüldü?' diye düşünmek hoşuma gidiyor. Elime aldığım kitap da ödüllü ve sarsıcı bir kitap.
Yazarı bir kadın olmasına rağmen bir süre erkek adıyla kitap basmış. Bu oldukça ilgimi çekti. Bu bilginin dışında çok ama çok sevdiğim, diline-kalemine-düşünsel dünyasına büyük hayranlık beslediğim Ursula K. Le Guin kitabın önsözünü yazmış. Bu benim için kitabın değerini ikiye katlar mesela...
Kitaba geçelim...
Fiziksel olarak çok da normal sayılmayan, çirkin, dışlanmış bir kız P.Burke baş kahramanımız. Bir gün ölüme beş kala, kızın karşısına biri çıkar, dönemin en güçlü şirketi GTX çalışanı kıza bir teklif sunar. Hayatına başka biri olarak, hayal ettiği her şeyi kazanarak, yaşayarak devam etme teklifi. Tek yapması gereken tanıtım. (reklam yasak) evet kitabın geçtiği distopyada reklam yasak.
"Çevrene bak. Bu cıvıl cıvıl dünyada bir tane bile reklam panosu, logo, slogan, cingıl, gökyüzü ilanı, tanıtım, subliminal mesaj bulamazsın."(s.17)
Kızımız bu teklifi kabul ederek bir dizi eğitimden geçer.
P.Burke eline verilen 'beyinsiz' yapılandırılmış embriyo ile ürütilen kızı kumanda ederek(başkasının bedenini kendi ruhuyla yaşatarak) Delphi olur.
Herkesin hayranlık duyduğu, ilgi gösterdiği, güzel, çekici, akıllı... Bu şekilde olmayı şirketin prensipleri gereği eğitimle öğrenir.
"Cilveli bir şekilde yürümeyi, oturmayı, yemek yemeyi, konuşmayı, burnunu silmeyi, sendelemeyi, işemeyi ve hıçkırmayı öğreniyor."
Çünkü gerçek hayatta P.Burke böyle biri değildir.
Başka bedende yaşamayı öğrenirken, reklam yüzü olmayı da öğrenmesi gerekir. Reklamın yasak olduğu bir dünyada, yediği içtiği ile oturması kalkması ile alıp giydiği herşeyle yürüyen reklam olması amaçlanır.
Her anını kamerayla kayıt altına alan, sürekli