Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Medine-i Münevvere’ye geldiğinde yahudiler: “Bu dünya hayatı yedi bin senedir. İnsanlar ahirette, dünyadaki her bin sene için ahiret dinleriyle bir gün azab olunacaklardır. Bu da sadece yedi gün demektir ki bu yedi günün sonunda azap kesilecek ve sona erecektir” diyorlardı. Bunun üzerine bu âyet nâzil oldu. (Vâhidî, Esbâbu’n-nüzûl, s. 30; Kurtubî, el-Câmi‘, II, 10)
Allah Rasûlü (s.a.v.), kalp katılığına karşı bizleri uyararak şöyle buyurur: “Allah’ı anmanın dışında çok konuşmayın. Çünkü Allah’ı anmanın dışında sözün çokluğu kalp katılığına sebep olur. İnsanların Allah’tan en uzak olanı ise, kalbi katı olandır.” (Tirmizî, Zühd 62)
وَاسْتَع۪ينُوا بِالصَّبْرِ وَالصَّلٰوةِۜ وَاِنَّهَا لَكَب۪يرَةٌ اِلَّا عَلَى الْخَاشِع۪ينَۙ ﴿٤٥﴾ اَلَّذ۪ينَ يَظُنُّونَ اَنَّهُمْ مُلَاقُوا رَبِّهِمْ وَاَنَّهُمْ اِلَيْهِ رَاجِعُونَ۟ ﴿٤٦﴾
45. Sabır ve namazla Allah’tan yardım isteyin. Doğrusu namaz çok ağır ve çetin bir iştir. Ancak o, Allah’a duyduğu derin saygıdan kalbi ürperenlere ağır gelmez.
46. Onlar, kendilerinin Rablerine kavuşacaklarını ve günün birinde O’na döneceklerini kesinlikle bilen kimselerdir.