“Bir cumartesi günü idi, yanında Prof. Fazlı Yegül de vardı. Yarın Mısır'a gideceğini ve arz-ı veda’a geldiğini söyledi. Çocuklarının tahsil ve terbiye çağı olduğunu, şimdi Mısır'a gitmekle çocuklarının tahsillerinin sekteye uğraması muhtemel bulunduğunu ileri sürerek, kararından vazgeçmesinde ısrar ettik. Akif büyük bir hüzün ve teessür içinde dedi ki: “Arkamda polis hafiyeleri gezdiriyorlar. Ben vatanını satmış ve memlekete ihanet etmiş adamlar gibi muamele görmeye tahammül edemiyorum ve işte bundan dolayı gidiyorum.”
Sayfa 31-32 – Duruş Yayınları, 2. Baskı, Mart 2025·Kitabı okudu
Cihan altüst olurken, seyre baktın öyle durdun da,Bugün bir serserî, bir derbedersin kendi yurdunda!Hayat elbette hakkın, lâkin ettir haykırıp ihkâk;Sağırdır kubbeler, bir ses duyar: Dava-yı istihkâk.
Sayfa 13 - Duruş Yayınları, 2. Baskı, Mart 2025·Kitabı okudu
Hepimiz de; “Nefsim nefsim.” deyip durmakta, hepimiz de yalnız kendimizi düşünmekteyiz. Allah’ım sen bize lütufta bulunmazsan, hepimiz de azıtırız, şeytanlaşırız.