Sayfa 127'de;
Kelâm vardır ki sihir,
Hikmettir bazen şiir...
diyen Necip Fazıl Kısakürek, sihrin de hikmetin de belirgin olduğu, iklimi Efendimiz kokan çok güzel bir şiir kitabına imza atmış.
Necip Fazıl Kısakürek’in "Esselam" eseri, Peygamber Efendimiz (sav)'in hayatını şiir türüyle anlatan edebi bir eserdir. Edebi kelimesine vurgu yaptım çünkü Siyer-i Nebi'nin şiir formunda anlatımı ve dizelerdeki etkileyiciliği, okuma tadı muhteşemdi. Şahsım adına Efendimiz'in hayatını senede bir kez farklı kaynaklardan okuyup hatırlamayı kendime hedef belirlemiştim. Ama bu kitap tekrar tekrar okunacaklar arasına girdi açıkçası... Eser sadece tarihi bir kronoloji anlatmıyor, az ve öz kelimeyle, akıcı ve anlaşılır bir şekilde sırat-ı müstakîm yolunun sınırlarını resmediyor.
Şair bu eseri yazma sebebini, O'na (sav) olan eritici aşkının ve gevşemez bağlılığının vecd destanı olarak terennüm ediyor.63 levhadan oluşan bu eseri yazarken Efendimiz'in mukaddes hayatından ilhamla, bilinçli bir şekilde yazdığını ifade ediyor. Şair bu 63 levhayı yazarken tarihsel vakaları anlatmaktan ziyade, o ruhu resmetmeyi seçiyor. Yani bu kitap okunduğunda, O'nun kıymetli hayatının manevi iklimi ile yüksek bir lezzet kazanmış ve o manevi iksirleri de yudumlamış oluyoruz. Burada yazılan dizeler sadece bir övgü değil, bir müminin olması gereken yaşantısını hatırlatan, tarih ve tasavvufî düşüncenin etkileyici harmanlanmasıyla oluşan bir eserdir.
Şairin dizelerdeki hitabeti ve coşkusu, resmettiği bu muhteşem esere çarpıcı renkler katıyor. Şiirleri okurken insanın zihninde bir tablo oluşması, şairin dizeleri bir renk gibi kullanarak ortaya görsel şölen çıkardığını gösteriyor. Dizeler, Hz. Ebubekir'in (r.a.) sıddıkiyetini, Taif'in hüznünü okumaktan ziyade hissettiriyor.