Türkçe Ezan ve Menderes (Bir Devrin Yazılmayan Gerçekleri)

·
Okunma
·
Beğeni
·
884
Gösterim
Adı:
Türkçe Ezan ve Menderes
Alt başlık:
Bir Devrin Yazılmayan Gerçekleri
Baskı tarihi:
Haziran 2010
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051142357
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Mustafa Armağan Türkçe Ezan ve Menderes'le sözlü tarihin kapılarını çalmanın ne denli bereketli bir emeğe dönüşebileceğini gösteriyor. Başında bulunduğu gönüllü bir grupla Türkçe ezanın okunduğu günleri ve ezanın Arapça okunmasının serbest bırakıldığı 16 Haziran 1950 gününü yaşayanları bulup konuşturan Armağan o büyük günün tek bir kare fotoğrafını çekmeyi deniyor. O tek kare fotoğrafta ağlayan, sevinen, coşan, yüzü gülen bir Türkiye var. Yakın tarihimizin nadir rastlanan güzel günlerinden birisinin öyküsüdür anlatılan.

Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'tan Van'daki Ayşi Nineye, Prof. Şerafettin Gölcük'ten son Osmanlı müezzinlerinden Tahir Çağıran'a, Bediüzzaman'ın talebesi Mehmet Kırkıncı'dan Çorum'un Alaca ilçesinden "46 Demokratı" Mustafa Kağızman'a, ezan Arapça okunduğunda bu haberin orduda un helvasıyla kutlandığını hatırlayan emekli Yarbay Cemal Yıldız'dan Hatay'da çocukların "Uyumazsan Türkçe ezan okurum ha!" diye korkutulduğunu söyleyen Mehmet Duran'a kadar onlarca tanığın dilinden ezanın bilinmeyen gerçekleri bu sözlü tarih çalışmasıyla ilk kez gün yüzüne çıkıyor.

Mustafa Armağan'ın kaleme aldığı geniş bir çerçeve yazısı ile basılı kaynaklarda yer alan hatıralara ve makalelere yer verilen kitabın sonuna eklenen ezanın serbest bırakıldığı günün havasını gösteren gazetelerin ilk sayfaları ise yakın tarihe ışık tutacak nitelikte.
(Tanıtım Bülteninden)
Kitap ezanın türkçeleştiği ve sonra yaşanılanları anlatmakta. 1932 yılında yasaklanan ezan, ancak türkçe okunacaktır ve bu kanuna karşı çıkanlar gerekli bedeli ödeyeceklerdir.

Hüzünle çevirdğim sayfalar. O günlere şahit olanların dilinden yansıyanlar, gerçekten içler acısı bir durum. Sadece ezanı türkçeleştirmeyle kalmayıp, Kur'an-ı Kerim de meal okunacaktır. Sonrasında doğan bir güneş Menderes ! Var gücüyle çalışıp, beklenen o günleri geri getirecektir.

(Kitabı yarım bıraktım, çünkü çok fazla aynı bilgilerin tekrarı vardı. Yeterli gördüğüm için yarım bıraktım, fakat başarılı bir çalışma oluşmuş.)
240 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
1932 yılında Arapça ezan okumanın yasaklandığı ve Türkçe ezanın okunduğu yıllarda yaşayanların ağzından 18 yılın özeti ve Adnan Menderes in başbakan seçildikten sonra 17 Haziran 1950 de yasağı kaldırması anlatılmış. Bu kitap Türkiye'nin dört bir yanından o tarihleri hatırlayan kişilerin anlatımlarından derlenerek yazılmış. Sözlü tarih bir anlatımın yanı sıra arşivlerdende desteklenmiş anlatılanlar. O dönemi benim gibi merak edenler varsa okumasını tavsiye ederim.
240 syf.
·10/10
Bilinmeyen bir dönemin karanlığına ışık tutan bir eser olmuş.Etkileyici.
240 syf.
·Puan vermedi
Arapça ezanın yasaklanmasıyla başlayan süreci ve Menderes’in hayatıyla ilgili gerçekleri anlatan sürükleyici bir kitap. Yakın tarihi merak edenler okuyabilir.
Benim hocam anlatırdı:Biz İstanbulda okuyorduk .haleneydik o zamanlar."harf inkılabı "olduğu zaman Hocamiz hüngür hüngür ağladı,yani benim hocanın hocası ağlıyor .Sormuş:"neden ağlıyorsunuz hocam sağdan sola yazacağınıza soldan sağa yazarız. " Hoca da demiş ki;"Hayır evlâdım siz anlamıyorsunuz. Bu işte bir bile vardır ,bunların gayesi Kuran'ı ortadan kaldırıp mazi ile irtibatımızı kesmek...
Arapçayı kaldırdığım zaman Osmanlı nın kütüphanelerinde Osmanlıca Arapça bir sürü eser var. Bizim okuyamayacağımız okuyup anlayamayacağımız bir ilim çürüyüp gidecek ...
Geçmişle mazi ile irtibatımızı bunlar kesti kaldırdı...
Biz o zaman küçüktük,talebeydik, anlamıyorduk ama sonradan anladık ki,bunların gayesi hedefleri başka idi . Hocamiz ağlamakta haklı idi.
Aktaran :Fatih Somalı
(Yaklaşık olarak 18 yıl sonra ilk defa Ezan-ı Muhammedi asıl haliyle Arapça okunduğunda Vehbi Vakkasoğlu beyin babasının yaşadıkları)
....Birazdan Antakyalı minarede göründü
Aşağıdan da tekbirler bir daha coştu. Ezan da dalga dalga yükseldi .Ben, bir daha öyle bir ezan dinlemedim Ezanın tadını öyle alamadım bir daha ..Kalabalığın derin sükûtunun üstüne Ezan nuru yağmaya başlayınca ,artık gözyaşları sel oldu ,hıçkırıklar birbirine karıştı .Bir kalabalığın, bütün fertleriyle böylesine sevinç gözyaşı döktüğüne de ,o günden sonra bir daha hiç şahit olmadım...
..
O zamanlar, akşam ne yediğini bile hatırlamıyordu ama ilk ezanı, Yeniköy'deki ilk ezanı en ince ayrıntılarıyla hatırlıyordu..
Ezan Türkçe okundu da ne oldu? Camii fazla cemaat mi kazandı? Türkçe ezana daha çok hürmetkarlar mı meydana çıktı? Millette milliyet hissi mi kuvvetlendi? Yoksa ezanın taşıdığı birkaç kelime Türkçemizi mi zenginleştirdi? Öte yandan "monşer" ler ile "bonjur" lar dilimizi kökünden kemirip duruyor. "Mersi" ler "sağol" ları kapı dışarı savarken, ezandaki birkaç kelimenin Türkçe okunmasını Türk dili için lazım görmek, doğrusu anlaşılmaz bir muammadır.

( Tanrı Uludur' un mucidi, Türkçe ezanın öncülerinden Ali Rıza Sağlam'ın yasağın kalkmasından hemen sonraki itirafıdır.)
Birbirini takip eden tekbirler bitmek bilmiyor , namaz vakti ise , çoktan girmiş bulunuyordu. Nihayet , ben hayvanı yatırdım , bıçağı elime aldım , tekbir sesleri yavaşlamıştı. Bu arada benim sesim tekrar tekbirle doldurdu meydanı ... "Tam o sırada baba dostum olan Terzi Ökkeş Efendi , kalabalığı yararak , yanıma geldi . Titreyen sesi ve gövdesiyle dedi ki :

"-Oğlum Hilmi Efendi ! Sen daha gençsin Allah , sana daha ne güzel işler yapmayı nasip eder inşallah . Amma ben yaşlıyım . Müsaade edersen , şu kurbanı ben keseyim ."
Tam laik devlette dini cemiyet kurma ,dini eğitim,dini propaganda serbesttir.(...)Yarı laik devletlerde ise,din hürriyeti sınırlıdır.Ve bunların çoğunda din kurulu devlete bağlıdır.Bu bakımdan,Türkiye 'de uygulanan yarı laiktir.Tam laik bir sistemi görebilmek için ,her gün Demokles' in kılıcı gibi başımızın üstünde sallanan irtica tehlikesinin ortadan kaldırılması , bilimin ışığında tolerans fikrinin gelişmesi,laik zihniyetin doğması lâzımdır.
Ezanın özellikle Türkçeleştirilmeyen tek kelimesi "felah"tır. Bunun da anlamı "kurtuluş" olduğu için " yanlış anlamalara ve kötü niyetlilerin suistimaline açık olmasın!!! " diye (yani kimse kurtuluşu namazda görmesin diye yorumlamamız icab eder) bu kelime Türkçeleştirilmeden olduğu gibi bırakılmıştır.
Oğlum, Tanrı demek Allah demek değildir, çünkü Hıristiyanların birçok tanrısı vardır ama Allah birdir, eşi ve ortağı yoktur.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Türkçe Ezan ve Menderes
Alt başlık:
Bir Devrin Yazılmayan Gerçekleri
Baskı tarihi:
Haziran 2010
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051142357
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Mustafa Armağan Türkçe Ezan ve Menderes'le sözlü tarihin kapılarını çalmanın ne denli bereketli bir emeğe dönüşebileceğini gösteriyor. Başında bulunduğu gönüllü bir grupla Türkçe ezanın okunduğu günleri ve ezanın Arapça okunmasının serbest bırakıldığı 16 Haziran 1950 gününü yaşayanları bulup konuşturan Armağan o büyük günün tek bir kare fotoğrafını çekmeyi deniyor. O tek kare fotoğrafta ağlayan, sevinen, coşan, yüzü gülen bir Türkiye var. Yakın tarihimizin nadir rastlanan güzel günlerinden birisinin öyküsüdür anlatılan.

Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'tan Van'daki Ayşi Nineye, Prof. Şerafettin Gölcük'ten son Osmanlı müezzinlerinden Tahir Çağıran'a, Bediüzzaman'ın talebesi Mehmet Kırkıncı'dan Çorum'un Alaca ilçesinden "46 Demokratı" Mustafa Kağızman'a, ezan Arapça okunduğunda bu haberin orduda un helvasıyla kutlandığını hatırlayan emekli Yarbay Cemal Yıldız'dan Hatay'da çocukların "Uyumazsan Türkçe ezan okurum ha!" diye korkutulduğunu söyleyen Mehmet Duran'a kadar onlarca tanığın dilinden ezanın bilinmeyen gerçekleri bu sözlü tarih çalışmasıyla ilk kez gün yüzüne çıkıyor.

Mustafa Armağan'ın kaleme aldığı geniş bir çerçeve yazısı ile basılı kaynaklarda yer alan hatıralara ve makalelere yer verilen kitabın sonuna eklenen ezanın serbest bırakıldığı günün havasını gösteren gazetelerin ilk sayfaları ise yakın tarihe ışık tutacak nitelikte.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 82 okur

  • A.
  • Edebiyatik
  • PORTRE
  • Nisa
  • Fatih yazıcı
  • Amar Ademi
  • Şeyma Sim
  • Medusa
  • Murat Çolak
  • Münferit

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%42.3 (11)
9
%3.8 (1)
8
%15.4 (4)
7
%15.4 (4)
6
%3.8 (1)
5
%7.7 (2)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%11.5 (3)