Türkçe Ezan ve Menderes (Bir Devrin Yazılmayan Gerçekleri)

·
Okunma
·
Beğeni
·
763
Gösterim
Adı:
Türkçe Ezan ve Menderes
Alt başlık:
Bir Devrin Yazılmayan Gerçekleri
Baskı tarihi:
Haziran 2010
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051142357
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Mustafa Armağan Türkçe Ezan ve Menderes'le sözlü tarihin kapılarını çalmanın ne denli bereketli bir emeğe dönüşebileceğini gösteriyor. Başında bulunduğu gönüllü bir grupla Türkçe ezanın okunduğu günleri ve ezanın Arapça okunmasının serbest bırakıldığı 16 Haziran 1950 gününü yaşayanları bulup konuşturan Armağan o büyük günün tek bir kare fotoğrafını çekmeyi deniyor. O tek kare fotoğrafta ağlayan, sevinen, coşan, yüzü gülen bir Türkiye var. Yakın tarihimizin nadir rastlanan güzel günlerinden birisinin öyküsüdür anlatılan.

Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'tan Van'daki Ayşi Nineye, Prof. Şerafettin Gölcük'ten son Osmanlı müezzinlerinden Tahir Çağıran'a, Bediüzzaman'ın talebesi Mehmet Kırkıncı'dan Çorum'un Alaca ilçesinden "46 Demokratı" Mustafa Kağızman'a, ezan Arapça okunduğunda bu haberin orduda un helvasıyla kutlandığını hatırlayan emekli Yarbay Cemal Yıldız'dan Hatay'da çocukların "Uyumazsan Türkçe ezan okurum ha!" diye korkutulduğunu söyleyen Mehmet Duran'a kadar onlarca tanığın dilinden ezanın bilinmeyen gerçekleri bu sözlü tarih çalışmasıyla ilk kez gün yüzüne çıkıyor.

Mustafa Armağan'ın kaleme aldığı geniş bir çerçeve yazısı ile basılı kaynaklarda yer alan hatıralara ve makalelere yer verilen kitabın sonuna eklenen ezanın serbest bırakıldığı günün havasını gösteren gazetelerin ilk sayfaları ise yakın tarihe ışık tutacak nitelikte.
(Tanıtım Bülteninden)
Kitap ezanın türkçeleştiği ve sonra yaşanılanları anlatmakta. 1932 yılında yasaklanan ezan, ancak türkçe okunacaktır ve bu kanuna karşı çıkanlar gerekli bedeli ödeyeceklerdir.

Hüzünle çevirdğim sayfalar. O günlere şahit olanların dilinden yansıyanlar, gerçekten içler acısı bir durum. Sadece ezanı türkçeleştirmeyle kalmayıp, Kur'an-ı Kerim de meal okunacaktır. Sonrasında doğan bir güneş Menderes ! Var gücüyle çalışıp, beklenen o günleri geri getirecektir.

(Kitabı yarım bıraktım, çünkü çok fazla aynı bilgilerin tekrarı vardı. Yeterli gördüğüm için yarım bıraktım, fakat başarılı bir çalışma oluşmuş.)
1932 yılında Arapça ezan okumanın yasaklandığı ve Türkçe ezanın okunduğu yıllarda yaşayanların ağzından 18 yılın özeti ve Adnan Menderes in başbakan seçildikten sonra 17 Haziran 1950 de yasağı kaldırması anlatılmış. Bu kitap Türkiye'nin dört bir yanından o tarihleri hatırlayan kişilerin anlatımlarından derlenerek yazılmış. Sözlü tarih bir anlatımın yanı sıra arşivlerdende desteklenmiş anlatılanlar. O dönemi benim gibi merak edenler varsa okumasını tavsiye ederim.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.948 Oy)19.879 beğeni45.536 okunma3.537 alıntı192.420 gösterim
  • Simyacı
    8.6/10 (8.240 Oy)9.232 beğeni27.555 okunma2.929 alıntı121.474 gösterim
  • Uçurtma Avcısı
    9.1/10 (9.993 Oy)11.789 beğeni29.598 okunma1.689 alıntı154.763 gösterim
  • Od
    8.5/10 (2.056 Oy)2.038 beğeni7.929 okunma1.319 alıntı32.794 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.729 Oy)8.189 beğeni22.285 okunma4.510 alıntı136.750 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (9.722 Oy)9.686 beğeni27.197 okunma2.009 alıntı125.873 gösterim
  • Aşk
    7.7/10 (5.051 Oy)5.719 beğeni19.051 okunma963 alıntı95.668 gösterim
  • Bin Muhteşem Güneş
    8.9/10 (5.022 Oy)5.586 beğeni16.818 okunma984 alıntı79.553 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.925 Oy)9.198 beğeni30.192 okunma923 alıntı146.437 gösterim
  • Kuyucaklı Yusuf
    8.5/10 (5.219 Oy)5.666 beğeni18.229 okunma1.147 alıntı63.774 gösterim
Bilinmeyen bir dönemin karanlığına ışık tutan bir eser olmuş.Etkileyici.
Arapça ezanın yasaklanmasıyla başlayan süreci ve Menderes’in hayatıyla ilgili gerçekleri anlatan sürükleyici bir kitap. Yakın tarihi merak edenler okuyabilir.
(Yaklaşık olarak 18 yıl sonra ilk defa Ezan-ı Muhammedi asıl haliyle Arapça okunduğunda Vehbi Vakkasoğlu beyin babasının yaşadıkları)
....Birazdan Antakyalı minarede göründü
Aşağıdan da tekbirler bir daha coştu. Ezan da dalga dalga yükseldi .Ben, bir daha öyle bir ezan dinlemedim Ezanın tadını öyle alamadım bir daha ..Kalabalığın derin sükûtunun üstüne Ezan nuru yağmaya başlayınca ,artık gözyaşları sel oldu ,hıçkırıklar birbirine karıştı .Bir kalabalığın, bütün fertleriyle böylesine sevinç gözyaşı döktüğüne de ,o günden sonra bir daha hiç şahit olmadım...
..
O zamanlar, akşam ne yediğini bile hatırlamıyordu ama ilk ezanı, Yeniköy'deki ilk ezanı en ince ayrıntılarıyla hatırlıyordu..
Ezan Türkçe okundu da ne oldu? Camii fazla cemaat mi kazandı? Türkçe ezana daha çok hürmetkarlar mı meydana çıktı? Millette milliyet hissi mi kuvvetlendi? Yoksa ezanın taşıdığı birkaç kelime Türkçemizi mi zenginleştirdi? Öte yandan "monşer" ler ile "bonjur" lar dilimizi kökünden kemirip duruyor. "Mersi" ler "sağol" ları kapı dışarı savarken, ezandaki birkaç kelimenin Türkçe okunmasını Türk dili için lazım görmek, doğrusu anlaşılmaz bir muammadır.

( Tanrı Uludur' un mucidi, Türkçe ezanın öncülerinden Ali Rıza Sağlam'ın yasağın kalkmasından hemen sonraki itirafıdır.)
Ezanın özellikle Türkçeleştirilmeyen tek kelimesi "felah"tır. Bunun da anlamı "kurtuluş" olduğu için " yanlış anlamalara ve kötü niyetlilerin suistimaline açık olmasın!!! " diye (yani kimse kurtuluşu namazda görmesin diye yorumlamamız icab eder) bu kelime Türkçeleştirilmeden olduğu gibi bırakılmıştır.
Oğlum, Tanrı demek Allah demek değildir, çünkü Hıristiyanların birçok tanrısı vardır ama Allah birdir, eşi ve ortağı yoktur.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Türkçe Ezan ve Menderes
Alt başlık:
Bir Devrin Yazılmayan Gerçekleri
Baskı tarihi:
Haziran 2010
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051142357
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Mustafa Armağan Türkçe Ezan ve Menderes'le sözlü tarihin kapılarını çalmanın ne denli bereketli bir emeğe dönüşebileceğini gösteriyor. Başında bulunduğu gönüllü bir grupla Türkçe ezanın okunduğu günleri ve ezanın Arapça okunmasının serbest bırakıldığı 16 Haziran 1950 gününü yaşayanları bulup konuşturan Armağan o büyük günün tek bir kare fotoğrafını çekmeyi deniyor. O tek kare fotoğrafta ağlayan, sevinen, coşan, yüzü gülen bir Türkiye var. Yakın tarihimizin nadir rastlanan güzel günlerinden birisinin öyküsüdür anlatılan.

Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'tan Van'daki Ayşi Nineye, Prof. Şerafettin Gölcük'ten son Osmanlı müezzinlerinden Tahir Çağıran'a, Bediüzzaman'ın talebesi Mehmet Kırkıncı'dan Çorum'un Alaca ilçesinden "46 Demokratı" Mustafa Kağızman'a, ezan Arapça okunduğunda bu haberin orduda un helvasıyla kutlandığını hatırlayan emekli Yarbay Cemal Yıldız'dan Hatay'da çocukların "Uyumazsan Türkçe ezan okurum ha!" diye korkutulduğunu söyleyen Mehmet Duran'a kadar onlarca tanığın dilinden ezanın bilinmeyen gerçekleri bu sözlü tarih çalışmasıyla ilk kez gün yüzüne çıkıyor.

Mustafa Armağan'ın kaleme aldığı geniş bir çerçeve yazısı ile basılı kaynaklarda yer alan hatıralara ve makalelere yer verilen kitabın sonuna eklenen ezanın serbest bırakıldığı günün havasını gösteren gazetelerin ilk sayfaları ise yakın tarihe ışık tutacak nitelikte.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 55 okur

  • Emrah Kara
  • Bey Böyrek
  • Muhammet Yasir Alay
  • Elif
  • Muhammed
  • İstanbul
  • Uğur Yıldız
  • Elif Demirbaş Caymak
  • Tuba
  • Yavuz Yılmaz

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%43.8 (7)
9
%6.3 (1)
8
%12.5 (2)
7
%25 (4)
6
%0
5
%6.3 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%6.3 (1)