"İtalya'da Napoli şehrinin yanında Mori adlı güzel bir köy vardır," (...) "İtalyanlar Napoli'yi ziyaret edenlerin gidip bu köyü de görmelerini isteyerek 'Napoli ile Mori'yi görmeli!' derlermiş, işte bu ismi Fransız kulakları bir r harfi ilavesiyle kendilerinin mourir kelimesi gibi duyarak 'Voir Naples et mourir' diye bir darbımesel icat etmişlerdir ki 'Napoli'yi görmeli ve ölmeli' manasına gelen bu darbımeselin tabii hiçbir manası olamaz, zira bütün dünyada ölmeden görülmek için neden Napoli'yi intihap etmeli? Bizim İstanbul, mesela, bu şehirden elbette kat kat daha güzeldir, halbuki 'İstanbul'u görmek ve ölmek!' demek kimsenin hatırına gelmemiştir.
İyi bir terzinin bize giydirdiği esvaplar yalnız vücudumuza geçmiş ve onun şeklini tadil etmiş sayılamaz. Onlar elbette maneviyatımıza da geçer ve tabiatımıza, ahlakımıza da tesirleri olması tabiidir. Onlar, görünüşe bakan insanların gözleri karşısında şeklimizi değiştirmekle talihimizi de değiştirir. Bizden ziyade hisli olan kadınlar bunu pek iyi bilirler. Bir kadına ihtimal ki yeni, taze bir kan aşılansa bu onun bedbinlikten nikbinliğe doğru bir felsefe değiştirmesini bir büyük terzinin esvapları kadar temin edemez, ona kuvvet, neşe ve hayat veremez. Kadınlar en büyük saadetlerini Allah'a olduğu kadar terzilerine de borçlu olduklarını duyarlar.