Kurtuluş Savaşı'nın arka yüzüne, Anadolu ve Anadolu halkına ışık tutan bir yapıt "Yaban". Romanda Ahmet Celal'in işgal sebebiyle İstanbul'dan ayrılıp, eski emir eri Mehmet Ali'nin köyüne, Eskişehir'e yerleşmesi ve burada Anadolu halkı ile tanışmasını görüyoruz. Ancak bu tanışma Ahmet Celal'in yalnızlığına dönüşüyor çünkü kendisi dişini fırçaladığı, saçını taradığı için bile Anadolu halkı tarafından "yaban" olarak görülüyor. Hatta Ahmet Celal'in çok beğenip evlenmek istediği Emine bile kendisini sağ kolu olmadığı için hor görüyor.
Romanda sıklıkla Anadolu halkının cahilliği eleştirilse de yazar, bu cehaletin sorumlusunun aslında İstanbul aydını olduğunu da dile getirmiş.
Kitapla ilgili aklıma takılan tek bir yer var, o da sonu. Tüm kitap boyunca "Emine" şeklinde bahsettiği evlenmek istediği kadını neden kitabın sonunda "İsmail'in karısı" şeklinde aktardı ve yaralı halde orada bıraktı? Bu soru kafamda yanıtsız kalacak olsa da kitabı oldukça beğendim.