Kibâr-ı ehlullah iki şeyi unut buyuruyor:
1. Yaptığın hayır-hasenâtı. Zîra sana benlik ve ucub vermesin.
2. Sana yapılan kötülükleri unut ki, kalbinde kin ve öfke tomurcuklanmasın.
Her mü'min, îman nîmetinin bedelini Hak Teâlâ'ya ödemek mecbûriyetindedir. Zîrâ bedeli ödenmeyen bir şeye sahiplik iddiasına kalkışmak veya ödenmeyen bir bedelin karşılığını talep etmek, abesle iştigaldir...
İman, bütün ibadetlerden üstündür. Zîrâ ibadetler, ancak îmân ile käimdir. İbadetler, muayyen bir zaman içinde îfâ edilir. Amellerin en faziletlisi olan namaz dahi, günde beş vakit farzdır. İman ise, dâimî olarak farz olduğundan, onu her an kalbimizde zinde tutmamız îcâb eder. Bu sebeple de kalbi gaflete düşüren her türlü mâsivâ tuzaklarından sakınmamız ve âdeta mânevî bir zırh mesâbesinde olan amel-i sâlihlerle îmânımızı muhafaza altına almamız zarûrîdir.